27 Mart 2016 Pazar

«Ey insanlar, siz «Ey iman edenler, siz kendinize bakın, kendiniz doğru yolu bulunca sapanlar size zarar veremez»

Sünen sahibi altı hadîs imamının rivayet ettiğine göre Hz. Ebubekir (R.A.) bir gün ayağa kalktı, Allah'a hamd ve sena ettikten sonra şöyle dedi: «Ey insanlar, siz «Ey iman edenler, siz kendinize bakın, kendiniz doğru yolu bulunca sapanlar size zarar veremez» âyeti kerîmesini okuyor ve onu esas yerinden başka bir yere koyuyorsunuz, halbuki ben Resûlullah (S.A.) dan işittim ki insanlar bir fenalığı görüp de onu değiştirmezlerse Allahü Taâlâ da kendi azabını onların arasında yaygınlaştırır diyordu.

İşte ilk halife (Allah ondan razı olsun) kendi zamanında bu âyeti kerîmenin yanlış vehimlere çekildiğini görerek hakikati doğruca belirtmiştir. Biz ise bugün bu tashihe daha çok muhtacız. Zira kötülükleri değiştirmek hususunda üzerimize düşen vazifeyi yerine getirmek o güne nisbetle çok çok daha zor oldu. Kendilerini cihadın mesuliyet ve yorgunluklarından kurtarmak ve cihad denilen belâdan (!) asude bir kenarda rahat etmek için zayıf ve korkak insanların sığındığı tevil yolları ne de kolaydır!...

Asla. Allah’a yemin ederim ki, cihad olmadan ve çalışılmadan bu din kaim olamaz. Yorulmadan ve mücadele etmeden bu din yerleşemez. Elbette bu dine boyun eğenlerden bir kısmının; insanları ona çekmek için çalışarak ter dökmeleri gerekir. insanları kula kul olmaktan kurtarıp tek bir Allah’a kul etmek için... Yeryüzünde Allah’ın ulûhiyetini hâkim kılmak için... Allah’ın hâkimiyetini gasp edenlerin elinden bu hâkimiyeti tekrar çekip almak için... İnsanların hayatında Allahın şeriatını hüküm fermâ etmek için... İnsanları Allah’ın prensiplerine göre hareket ettirmek için... Elbette yorulmak şarttır. İyice yorulup irşad ve aydınlatmaya muhtaç sapık fertleri bu sapıklıktan kurtarmak için güzel muamelelerle hareket etmek Zalim ve azgın kuvvet kaynaklarını elinde tutup insanların karşılarına dikilip onları hidayetten alıkoydukları, Allah’ın dinini hâkim kılmamak için çalıştıkları, Allah şeriatının hâkimiyetine engel teşkil ettikleri zaman da kuvvete baş vurarak çalışmak mutlak şekilde zaruridir.
https://www.youtube.com/watch?v=lRGAxG5nkU0

İşte bundan sonra —ama önce hiç değil— iman edenler den mesuliyet kalkar, her ikisi de huzurullaha geldiği /anını» sapıklığı seçenler, Allah’ın cezasını müstahak olurlar:

«Hepinizin dönüşü Allah'adır. O, neler yaptığınızı sl/e haber verecektir»...
VASİYET VE ŞEHADET

Şimdi sûre-i celîle içerisinde yer alan şeri hükümler ine yanında son bir hüküm daha yer alıyor. Ve İslâm cemiyetinde muamelât ile ilgili bazı hususları açıklıyor. Bu hükiımleı nın smda yolculukta iken ve cemiyetten uzakta bulunulduğu •urndn vasiyet yazılırken şart olan şahitlere ait hususlar yer alı,vur. Hakkın ehline ulaşması için şeriatın yerleştirdiği teminat un surları serdediliyor:

106 — Ey îman edenler, herhangi birinize ölüm geldiği m man vasiyet ederken içinizden iki âdil kimseyi, yahut yolculuk ta İken başınıza ölüm musibeti gelmişse, sizden olmayan (gayri müslim) iki kimseyi şâhid tutun. Eğer bu (gayri mUslim) |Ahld lerden şüpheleniyorsanız namazdan sonra kendilerini nlıkortu mz da Allah'a şöyle yemin ederler: «— Billâhi, akrabamı/ «la olsa yeminimizi hiçbir karşılıkla değişmeyiz, Allah'ın emri olan şâhidliği gizlemeyiz. Eğer gizlersek şüphesiz ki günahkârlardan oluruz».

107 — Eğer bu (gayri müslim) şâhidlerin yalancılık uihl
lTtzılûMl Kur'un, O: 4
H' nı

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder