27 Mart 2016 Pazar

«Allah Peygamberleri topladığı gün: «Size ne cevap verildi» der»...


109 — Allah Peygamberleri topladığı gün: «Size ne cevap verildi» der. Onlar: «ıBizim bir bildiğimiz yoktur, doğrusu görülmeyenleri bilen ancak Sen'sin Sen» derler.

Zamanın muhtelif aralıklarında birbiri ardı sıra gelen, mekânın ayrı bölümlerinde farklı farklı muhitlere gönderilen, ayrı cinsten insanlar arasına girip bütün hayatlarını kendi kavimlerini hidayete çağırmakla geçiren peygamberleri Allahü Tealâ’nın topladığı gün... Zamanın farklı, mekânın başka başka olmasına ve ayrı ayrı cinslere mensup olmalarına rağmen hepsi de tek bir dâvaya çağırmışlardır insanları. Nihayet onların en sonuncusu gelmiş bütün zamana, mekâna ve her cinsden, renkten insanlara bu tek bir davayı ilân etmiştir.

Ayrı ayrı kavimlere farklı zaman ve mekân sınırları içerisinde gönderilmiş bu peygamberleri... işte görüyorsunuz ya onların hepsini gönderen tek bir gönderici, bir yere topluyor muhtelif duygular ve yönelişleri onların toplanışı altında biriktiriyor. işte onlar... Dünya hayatları boyunca beşeriyetin en .seçkin insanları. İşte onlar... Allah’ın insanlığa gönderdiği mübarek elçileri. İşte onlar... Yeryüzünün muhtelif bölgelerinde ve peşlerine takılan insanların ayrı ayrı çağlardaki istekleri ile birlikte. İşte onlar... Allah’ın huzurunda bulunuyorlar... Beşeriyetin Rabbi olan Allah’ın huzurunda ulu bir günün arzettiği' sahne içerisinde yer alıyorlar... Ve işte o sahne, tamamen hayat ve canlılıkla dolup taşıyor:

«Allah Peygamberleri topladığı gün: «Size ne cevap verildi» der»...

ne cevap verildi?»... işte o gün neticeler toplanır, mahsuller birleştirilir, peygamberler peygamberliğin hesabını takılım ederler ve şahitlerin huzurunda neticeler ilân edilir

-Size ne cevap verildi?»... Peygamberler de bütün insanlar Kİbi insandır Onlar da ancak gördüklerini bilirler. Ve kendilerini' gösterilmeyenlerin bilgisi yoktur onların elinde. Onlar tendi kavimlerini hidayete çağırmışlar bu hidayet çağrısına koşanlar koşmuş, sırtlarını dönenlerse dönmüşler, Peygamber; dâvasına sırt çevirenleri her ne kadar gerçek yönleri ile bilirse de dâvasına gönülden bağlananları bütün gerçekleri ile bilmezler. Çünkü onu ilgilendiren sadece meselelerin dış görünüşüdür. Her şeyin gizli kalan noktalarını en iyi bilen ise şüphesi/ ki yalnız ve yalnız Allah’tır. İşte onlar şu anda Allah’ın lıu/.ıırunda bulunuyorlar. Onu en iyi şekilde anlarlar. En faz-
401

la O’ndan korkarlar. Ve O’nun Alîm ve H a b î r olduğunu gayet iyi bilirler.

Bu korkunç mahşer gününün azameti karşısında, büyült bir topluluğun huzurunda ve yüce bir kitlenin gözleri önünde suale çekilir. İnsanların yüz yüze getirildiği, toplulukların pey gamberleri ile karşılaştırıldığı ve insanlar arasında Alla IV ııı gönderdiği elçileri tekzip edenlerin Allah’ın peygamberleri ile karşılaştırıldığı o günde böyle bir suale çekilir. Bütün bııı lar açıkça ilân ediyorki bu yüce peygamberlerin hepsi Alin İn n indinden gelerek Allah’ın dinini getirmişlerdir. Şu anda da Al lahü Tealâ’nın huzurunda kendi risalet vazifelerinden dolayı sorguya çekilmekte, daha önce kendilerini tekzip etmiş olan kavimlerinin hesabını vermektedirler.

Peygamberlere gelince, onlar gerçek bilginin yalııı/ M lah’a ait olduğunu ve kendilerinin sahip oldukları Inh'.ıl« ı in gerçek ilim sahibinin yanında sözü bile edilmiyecoğinln »di p ve hayadan ötürü ve Allah’ın huzurundaki kendi dep.orl« t im bilmelerinden dolayı orada konuşmayacaklarını a<;ıMıy" laı

«Onlar: «Bizim bir bildiğimiz yoktur. Doğrusu flörünm» yenleri bilen ancak sensin sen» derler»...

1 yorum:

  1. "Benden sonra nebi gelmeyecek, alimler gelecek, halifeler gelecek, onlara tabi olan bana tâbî olur, onlara asi olan bana asi olur." (Sahih buhari 9.cilt 1409.hadis,
    sahih buhari 11.cilt sayfa 181)

    YanıtlaSil