19 Haziran 2016 Pazar

Allah’ın eşi ve benzeri hiç bir şey yoktur. Bunun için de O’nun zatını ve fiillerinin keyfiyetini idrak etmenin çaresi yoktur. Zira O’nun fiilerini başka herhangi bir şeyin fiiline benzetmek mümkün değildir, çünkü O’nun benzeri birisi yoktur. Hak Teâlâ’nın fiillerinin keyfiyetini düşünmeye çalışmak ve bunu hakkın yarattıklarının fiillerinin keyfiyetine benzetmek sapıtıcı bir çırpınışdan başka bir mana ifade etmez.

Ancak bu sahne nasıl olmuştur? Allah’ü Teâlâ Âdemoğullarının belinden zürriyetlerini nasıl almış ve kendisine nasıl şahid kılmıştı? Onlara «ben sizin Rabbiniz değil miyim» diye nasıl hitap etmişti? Onlar ne şekilde «evet Rabbımızsın, buna şehadet ettik» demişlerdi? Bütün bunlara verilecek cevap şudur! Allah’ü Teâlâ’nın fiilinin keyfiyeti de kendi zatı gibi bir gaypdır. İnsanoğlu nasıl Allah’ın zatını idrak edemezse onun fiillerinin keyfiyetini de hiç bir zaman için idrak edemez. Zira bir şeyin keyfiyetini tasavvur etmek mahiyetini tasavvur etmenin bir bölümüdür. Hak Teâlâ’nın kendi kavlinde anlattığı tarzda kendisine nisbet edilen her türlü işler şüphesiz ki onun fiilleri meyanındadır. Meselâ: «Sonra semaya yöneldi ve o bir duman halindeydi...» «Sonra arşa yöneldi»... «Allah dilediğini siler, dilediğini de sabit kılar»... «Gökler O’nun sağında dürülü haldeydi»... «Rabbın geldiğinde melekler saf safdı»... «Üçünün bir fısıldaşması olmaz ki ancak o dördüncüleridir»... gibi daha sahih nasların anlattığı birçok fiillerin vukuunun nasıl olduğunu; onun keyfiyetini idrak etmeye çalışmadan kabullenmekten başka bir çıkar yol yoktur. Zira daha öncede' dediğimiz gibi bir şeyin keyfiyetini düşünmek mahiyetini düşünmenin bir bölümüdür. Halbuki Allah’ın eşi ve benzeri hiç bir şey yoktur. Bunun için de O’nun zatını ve fiillerinin keyfiyetini idrak etmenin çaresi yoktur. Zira O’nun fiilerini başka herhangi bir şeyin fiiline benzetmek mümkün değildir, çünkü O’nun benzeri birisi yoktur. Hak Teâlâ’nın fiillerinin keyfiyetini düşünmeye çalışmak ve bunu hakkın yarattıklarının fiillerinin keyfiyetine benzetmek sapıtıcı bir çırpınışdan başka bir mana ifade etmez. Çünkü O’nun zatının mahiyeti; mahlûkatın mahiyetinden tamamen ayrıdır. Dolayısıyla O’nun fiillerinin keyfiyeti de zaruri olarak mahlûkatının fiillerinin keyfiyetinden ayrı olacaktır. Bunun içindir ki gerek felsefecilerden, gerekse kelâmcılardan Allah’ın fiillerinin keyfiyetini tavsif etmeye çalışanlar sapıtmışlar, cehalete düşmüşler ve şiddetli hatalara dalmışlardı...24


24. Daha geni} bilgi için «talim DUyUncesl» adlı eterin ikinci klanımdaki «Uluhiyet Gcrçcftlt bftlUmllne bakınız.
Sûre : 7 Araf Sûresi
FÎZILÂL-İL KUR’AN
:<oi)
I

Bu arada bu âyetlerin başka tefsirleri de vardır. Şöyle ki Allah’tı Teâlâ’nm Âdemoğlunun boyundan almış olduğu bu ahid fıtrî alıiddir. Fıtrattan onları tek başına Allah’ın rububiyetini itiraf edecek tarzda meydana getirmiştir. Fıtratlarına verdiği bu duygu ile ortaya çıkarmıştır onları. Nihayet fıtrî kabiliyetlerini ifsad »don fıtrî temayüllerini değiştiren başka bir faktörün tesiri ile insanoğlu sapıklığa dalmıştır.

İbni Kesir tefsirinde diyor ki: Gerek selcfden, gerekse İmlet den bir kısım kimseler dediler ki: Buradaki şehadetteıı ıııurııd on* birin tevhid fıtratı ile yaratılmış olmalarıdır. Nitekim Ehû llllıey» re’ııiıı ve İyaz’ın hadislerinde ve Hasenı Basri’nin Esved’don rivayetinde bu husus böylece geçmişti. Hasenî Basri de bu Ayeti tıyııı şekilde tefsir etmiştir. Ve onlar şöyle demektedirler. İşte hıılıııtı

İçin Hak Teâlâ âyeti kerîmede « fJT j ' i'y * şeklimle dİ

yor da » şeklinde demiyor. Yine « fj)r^ ¿t* *

diyor da «» demiyor. Onların soylarını diyor. Yun i ilenil lıenesil, asır beasır gelen soylarını. Nitekim Allah’U TeAlA lıiı huş* kıı Ayeti kerîmede «sizi yeryüzünde halifeler kılmış olun mitli" İlli .vurmaktadır. Bir başka âyette de: «başka bir kavıııiıı /(inIvelinden sîzleri meydana getirdiği gibi»... buyuruyor Sonra d» kuyu nıyor ki «ben sizin Rabbınız değil miyim demiş ve bıınıı keıılllleıl* ııi şolıit tutmuştu»... Yani onlar evet diyerek buna şıılıil olmuşla« «lı

HÖylece « jN* » cümlesi hal oluyor. Şchadet bazen sü/ ile oltıı Nitekim şu Ayeti kerîmede Allah’ü Teâlâ’nın kavli kıı tııı/,ıluılıı ••İti/ kendimize şahid olduk dediler. Ve dünya lıuyııtı onlıırı uıııııı laııılırdı. Onlar kendilerine kâfir olduklarına dair şahadet ettiler», llıı şahadet bazen de hal ile olur. Nitekim Allah’ü TeAlA’ıııu şıı Av«

II bu şekildedir : «Müşriklerin Allah’ın mcscidleriııi iııuıı etnıel«*rl olma/.. Onlar kendilerine küfr ile şahiddirler»... Yani onların kail küfürlerine şelındet etmektedir. Yoksa kendileri kafir olduklarını •«Ayİtiyor değildirler. Iluk TcAlû’nın şu kavli de aynı şekildedir ••Muhakkak ki » buna şalıiddir»... Sual bazen söz ile olur, bazen de kal İle olur. Nitekim şu Ayeti kerîme bunun ifadesidir : «V«‘ sı ««< İslemiş olduğunu/, şeylerden hepsini verdik»... Derler ki buruda ııııırııd olunun ıııanıı Allah’ü TeAlA’nın onların şirkinide bu ş«‘-

1 yorum:


  1. 2017***İNSANLIK AKİDESİNİN ÖLÇÜMÜ***
    SINIRLI OLAN SINIRSIZI KAPSAMAZ.KAİDE.ÖLÇÜ
    https://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=287802078337867&id=100013242319421
    http://namenstraat8bredahollanda.blogspot.nl/2014/10/muslumanlarin-ve-kafirlerin-allah.html
    https://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=296525450798863&id=100013242319421&pnref=story
    ***
    Düşünmek farzdır.28**31 arası .inek .cennet .burun.dil.
    http://www.dailymotion.com/video/x5c30sp_hayvanlar-dusunmez-dusunmek-farzdir_animals
    http://namenstr8bredahollanda.blogspot.nl/2017/01/cennet-garanti-belgesi.html
    ***
    Tefekkürün meyvesine gelince, ilimler, haller ve amellerdir. Fakat özel meyvesi ilimdir. Evet! İlim kalpte hâsıl olunca, kalbin durumu değişir. Kalbin durumu değişince azaların amelleri de değişir. Bu bakımdan amel, hâle tâbidir. Hâl de ilme, ilim de tefekküre tâbidir. Öyleyse tefekkür, hem başlangıç hem de bütün hayırların anahtarıdır.

    İşte tefekkürün faziletinden sonra beliren budur. Anlaşıldı ki tefekkür, hem zikirden, hem de tezkîrden daha üstündür. Çünkü tefekkür hem zikirdir, hem de fazlalık! Üstelik kalbin zikri, azaların amelinden daha hayırlıdır. Amelin içinde zikir bulunduğu için amel daha şereflidir. Madem ki durum budur, tefekkür bütün amellerden daha üstündür ve şöyle denilmiştir: ‘Bir saat tefekkür bir senelik ibadetten daha hayırlıdır’.
    ***
    AKIL
    1- Madde veya vakıa

    2- Sağlıklı beyin

    3- His

    4- Ön bilgiler

    Buna göre akıl, düşünce veya idrak; vakıayı hissetme olgusunun duyu organları vasıtasıyla beyne taşınması ve beynin bu vakıayı ön bilgilerle yorumlamasıdır.

    http://islamdevleti.info/kitaplar/Tefekkur/index.htm
    https://akilvefikir.org/2017/04/06/tefekkur-butun-amellerden-daha-ustundur/
    http://meerstr11.blogspot.nl/2017/01/rasidi-hilafet-istiyorum-kaideler-ve.html

    YanıtlaSil