15 Haziran 2016 Çarşamba

Musa ’nın ardından kavmi, ziynet takımlarından, canlıymış gibi böğüren bir buzağı heykeli yaparak onu tanrı edindiler. O buzağının kendileriyle konuşmadığını ve yol da göstermediğini görmediler mi? Onu tanrı olarak benimseyip kendilerine yazık ettiler.

huzurunda gözlere parlayıp da farkına varamadığı, fikirlerin teati edildiği, ruhların idrak ettiği o eşsiz durumda iken Musa (A.S.)’-ın gerisinde kavmi ters yüz oluyor, geri dönüyor, canlılık izi taşımayan bir buzağının cesedinin etrafında toplanarak ona tapınmaya başlıyor.

Ve Kur’an-ı Kerîm’in akışı ansızın bizi dokuzuncu sahneden onuncu sahneye atıveriyor. Ve bu atılış birden oluyor... Aslında bu geçiş; parlak, sarp ve ulvi bir atmosferden mırıltılarla, arzu ve i.steklerle üstün konuşmalarıyla dolu bir havada aşağılık, alçak, sapık, hurafelerle dolu, döneklikler ve yüz çevirmelerle kaplı basit bir havaya geçiş gibidir :

DÖNEKLER

148 — Musa ’nın ardından kavmi, ziynet takımlarından, canlıymış gibi böğüren bir buzağı heykeli yaparak onu tanrı edindiler. O buzağının kendileriyle konuşmadığını ve yol da göstermediğini görmediler mi? Onu tanrı olarak benimseyip kendilerine yazık ettiler.

149 — Elleri böğründe, çaresiz kalıp, kendilerinin sapıtmış olduklarını görünce: «Eğer Rabbimiz bize acımaz ve bizi bağışlamazsa her halde en büyük ziyana uğrayanlardan olacağız» dediler.

İsrailoğullarının tabiatı budur işte. Doğru yolda daha bir adım gitmemişken hemen sapıverirler yoldan. Düşünce ve inanç sisteminde hissi rüyâların atmosferinden daha kurtulmamışken dönerler tekrar eski hallerine...

Daha önce de peygamberleri Musa (A.S.)’dan kendileri için bir ilâh edinmesini ve bir müddet önce gördükleri putperest kavimler gibi putlarm etrafına toplanmalarını arzu etmişlerdi. Fakat yüce peygamber onları bu tehlikeli durumdan alıkoymuş ve son derece şiddetli olarak reddetmişti. Kendi başlarına kalınca altından bir buzağı cesedi gördüler — şu kadar var ki âyeti kerîmedeki cesed kelimesinin ifade ettiği gibi bu altın buzağıda hayat eser! yoktu. Bu altın buzağıyı T a h â Sûresinde tafsilâtlı olarak anlatıldığı gibi, Samiralı birisi olan S a m i r t yapmıştı — Ve altın buzağıya öküzlerin böğürmesine benzer ses çıkaran bir şekil verme mahareti göstermişti. İşte İsralloğalları bu böğüren cesedi
görünce hemen koşuverdiler üzerine. Hele S a m i r î: «İşte sizin ve Musa ’nın ilâhı budur» dediği zaman kendilerinden geçtiler. Halbuki Musa peygamber Rabbi ile olan sözleşmeye gitmişti. Samirî Musa peygamberin Rabbi ile olan sözleşmesini unuttuğunu söylüyordu. İhtimaldir ki Hz. Musa 'nın «sözleşmesindeki son on günü kavmi bilmemekteydi. Sözleşme otuz gün olduğu için bu müddetten sonra Musa gelmeyince Samirî bunları söylemişti: «Musa tanrısı ile olan ahdini unuttu. Halbuki işte O’nun tanrısı»... İsrailoğullarına gelince kendi peygamberlerinin vasiyetini hatırlamadılar bile. Halbuki o yüce peygamber daha önce kendilerine gözlerin görmediği âlemlerin Rabbi olan Rablarından başkasına ibadet etmemelerini bildirmişi  Kendi aralarından birisinin yaptığı bu buzağının mahiyetinin ne olduğunu düşünmediler de... Aslında bu milletin temsil ettiği beşer timsali gerçekten çok aşağılık ve gülünç bir manzara arzetmektedir. Bu manzarayı Kur’an-ı Kerîm bile hayretle karşılıyor Hem de 
M e k k e ’de putlara tapınan müşriklere arzederken

«O buzağının kendileri ile konuşmadığını ve yol göztermediğini görmediler mi? Onu tanrı olarak benimseyip kendilerine yazık ettiler»...

Beşer elinin yapısı olan bir mahlûka tapınan limandım daim zalim kim olabilir? Halbuki onları da, onların yaptık İm ı ¡> \ h ■ ı • yaratan Allah’ü Zülcelâl’dir.

Onlar buzağıya tapınırken Harun peygambcı dı ,

rıııda bulunuyordu. Ne var ki onları bu çirkin sapıklıkimı - ilmedi. İçlerinde bir takım akıllı kimseler de bulunuyordu Aıım onlar da buzağının cesedinin üzerine üçüşen sapıklar killi İnin bağını tutamadılar ellerinde. Hele buzağının İsrailoğullarının ımıl ıım budu olan altından olması onlara daha da cazip geliyordu

Nihayet heyecan dindi, gerçekler belirmeye başladı, nahiflik lor ortaya çıktı, sapıklık açıkça görüldü, nedamet anı geldi, «ııç hırını ikrar edip tevbe etme zamanı çattı:

«Kileri böğrUndc, çaresiz kalıp, kendilerinin sapıtmış olduk hırını görünce: “Eğer Rabbimiz bize acımaz ve bizi bağışlnmıifiua lıcr lııdde en büyük ziyana uğrayanlardan olacağız” dediler»

Her hangi bir konuda tasarlanan oyun sonuç vermeyince, ne

2 yorum:

  1. DÖNEKLER

    148 — Musa ’nın ardından kavmi, ziynet takımlarından, canlıymış gibi böğüren bir buzağı heykeli yaparak onu tanrı edindiler. O buzağının kendileriyle konuşmadığını ve yol da göstermediğini görmediler mi? Onu tanrı olarak benimseyip kendilerine yazık ettiler.

    149 — Elleri böğründe, çaresiz kalıp, kendilerinin sapıtmış olduklarını görünce: «Eğer Rabbimiz bize acımaz ve bizi bağışlamazsa her halde en büyük ziyana uğrayanlardan olacağız» dediler.

    İsrailoğullarının tabiatı budur işte. Doğru yolda daha bir adım gitmemişken hemen sapıverirler yoldan. Düşünce ve inanç sisteminde hissi rüyâların atmosferinden daha kurtulmamışken dönerler tekrar eski hallerine...

    Daha önce de peygamberleri Musa (A.S.)’dan kendileri için bir ilâh edinmesini ve bir müddet önce gördükleri putperest kavimler gibi putlarm etrafına toplanmalarını arzu etmişlerdi. Fakat yüce peygamber onları bu tehlikeli durumdan alıkoymuş ve son derece şiddetli olarak reddetmişti. Kendi başlarına kalınca altından bir buzağı cesedi gördüler — şu kadar var ki âyeti kerîmedeki cesed kelimesinin ifade ettiği gibi bu altın buzağıda hayat eser! yoktu. Bu altın buzağıyı T a h â Sûresinde tafsilâtlı olarak anlatıldığı gibi, Samiralı birisi olan S a m i r t yapmıştı — Ve altın buzağıya öküzlerin böğürmesine benzer ses çıkaran bir şekil verme mahareti göstermişti. İşte İsralloğalları bu böğüren cesedi
    görünce hemen koşuverdiler üzerine. Hele S a m i r î: «İşte sizin ve Musa ’nın ilâhı budur» dediği zaman kendilerinden geçtiler. Halbuki Musa peygamber Rabbi ile olan sözleşmeye gitmişti. Samirî Musa peygamberin Rabbi ile olan sözleşmesini unuttuğunu söylüyordu. İhtimaldir ki Hz. Musa 'nın «sözleşmesindeki son on günü kavmi bilmemekteydi. Sözleşme otuz gün olduğu için bu müddetten sonra Musa gelmeyince Samirî bunları söylemişti: «Musa tanrısı ile olan ahdini unuttu. Halbuki işte O’nun tanrısı»... İsrailoğullarına gelince kendi peygamberlerinin vasiyetini hatırlamadılar bile. Halbuki o yüce peygamber daha önce kendilerine gözlerin görmediği âlemlerin Rabbi olan Rablarından başkasına ibadet etmemelerini bildirmişi Kendi aralarından birisinin yaptığı bu buzağının mahiyetinin ne olduğunu düşünmediler de... Aslında bu milletin temsil ettiği beşer timsali gerçekten çok aşağılık ve gülünç bir manzara arzetmektedir. Bu manzarayı Kur’an-ı Kerîm bile hayretle karşılıyor Hem de
    M e k k e ’de putlara tapınan müşriklere arzederken

    «O buzağının kendileri ile konuşmadığını ve yol göztermediğini görmediler mi? Onu tanrı olarak benimseyip kendilerine yazık ettiler»...
    ***
    Bu gün 2017 aynı hikaye yalnız hikayenin konusu ayrı BUZAĞI değilde KİŞİNİN KENDİSİ.
    Ünüversiteler,medya ve devletler bazında...
    Bugün "New Age Dini(Yeni Çağ Dini)'', dünyada gittikçe yaygınlaştırılan bir "lego dini"dir.
    http://namenstraat8bredahollanda.blogspot.nl/2016/04/vahdeti-vucut-felsefesi-new-age.html
    https://www.facebook.com/profile.php?id=100013242319421&sk=photos&collection_token=100013242319421%3A2305272732%3A69&set=a.315359058915502.1073741835.100013242319421&type=3&pnref=story

    YanıtlaSil
  2. OKUYARAK HEBA EDİLEN ÖMÜR NEDEN BU HALE GELDİK.+ Bu gün insanların çoğu niye yaşadığını bilmiyor.
    ALEMİN KEYFİ YERİNDE
    HELAK GELMİŞ!KAPIDA.
    RECET lazım
    Düşünme yeteneğini yitiren bir toplumun yeni bir medeniyet tasavvur etmesi mümkün olamaz.
    https://t.co/DmVe2Q9x3z https://t.co/qX3EMiuBuy

    YanıtlaSil