İşte onların hesaba katmadıkları asıl kuvvet kaynağı burasıdır. Onlar bu dine ve bu dine sarılan, kendisini ona adayan ve din bağıyla toplanan İslâm ümmetine karşı giriştikleri korkunç savaşta bu kuvveti hesaba katmamaktadırlar... İşte Allah’ın âyetlerini yalanlayanların gafil kaldığı, haberdar olmadığı asıl kuvvet budur. Onlar hiçbir zaman için düşünmüyorlar ki Allah’ü Teâlâ bilmedikleri bir yönden yavaş yavaş felâkete yaklaştırmaktadır kendilerini... Onlar hesaba katmıyorlar ki; bir zamana kadar Allah onlara mühlet vermektedir... Onlar inanmıyorlar ki; Allah’ın düzeni gayet çetindir... Onlar birbirlerine sarılıp dostlarının gücünün yeryüzünde belirgin olduğunu görüyorlar da, en büyük kuvveti unutuyurlar... İşte Allah’ın yalancılara karşı kanunu budur... Önce onların ipini salıverir. İsyan ve tuğyanlarına müsaade eder. Yavaş yavaş, adım adım felâket yoluna sevkeder onları. Ve onlar için çetin düzenler, tedbirler hazırlar... Kimdir bu düzeni hazırlayanlar .. Kimdir bu düzeni hazırlayan?... Metin kuvvet sahibi Cebbar olan Allah’ü Teâlâ... Ne var ki onlar bunu bilmiyorlar..: Bu gerçekten gafil bulunuyorlar. Ve şüphesiz ki akibet muttakîler içindir. Muttakîler hakkı gösterirler ve onunla hükmederler...
*
# *
DÜŞÜNCE
(¡urçektende Kur’an-ı Kerîm bu korkunç tehdidiyle M e k-k <• 'do Allah’ın âyetlerini yalanlayan bir topluluğa hitap ediyordu Şu kadar var ki Kur’an’m hükmü devamlı olarak belirli bir hadiseye bağlı olmaktan son derece uzaktır. Onların İslâm ıstılâhı-na uygun olarak adlandırdıkları İslâm ümmetine karşı tutumları vo bunun karşısındaki Allah’ın mühlet verme, yavaş yavaş felâ-kote götürme ve çetin düzeni ile ilgili vadî Rabbanisi yer alıyordu Daha sonra bu tehdidi müteakiben onların kalplerini, gözlerini ve kulaklarını iyice kullanmaya çağırıyor, cehennemin yakaca-111 olmaktan kurtulmalarını, gaflete düşmemelerini belirtiyordu.
(>nre onları, kendilerine hak yolu gösteren ve hakka çağıran Resul-h'M konusunda düşünmeye duvet ediyordu Göklerin ve yerin mül-
küne bakmaya ve bu mülke serpiştirilmiş bulunan İlâhî âyetini gözetlemeye davet etmişti. Ayrıca vaktin yaklaştığı ve bilinmeyeli ecel müddetinin gelip çattığı, kendilerinin ise halâ gaflet içerinin* de yüzdüklerini belirterek uyanmalarını bildirmiştir :
184 — Düşünmüyorlar mı ki, arkadaşları olan peygamberde deliliğin eseri yoktur o, ilerdeki tehlikeyi apaçık haber veren bit kimsedir.
185 — Göklerin ve yerin hükümranlığını, Allah’ın yanıllıgı her şeyi ve ecellerinin yaklaşmış olması ihtimalini düşUıınıüyoı İm mı? Bundan sonra hangi söze inanacaklar?
Aslında Kur’an dalgınken sarsıyor onları. Gafletteyken uya rıyor. Kum yığınlarının altında ezilen akıl ve duygu la ıııu, fili mİ larını kurtarıyor. Doğrudan doğruya bütünüyle beşeri büııyelei lıın hitap ediyor. Her türlü alıcı verici cihazlarına seslen iyin < >i*Imi t sadece soğuk zihnî bir münakaşaya daldırmıyor. Aksine lalın ele. rini sarsıyor ve ta derinlerden silkeliyor :
«Düşünmüyorlar mı, ki arkadaşları olan peygamberde delili ğin eseri yoktur o, ilerdeki tehlikeyi apaçık haber vereıı İdi kim sedir»...
Kureyş’den bir topluluk Hz. Peygambere karşı glı lıjtlkleı ı pm paganda savaşında halkı aldatıyorlar ve Muhammet! (M A )'da delilik eseri bulunduğunu, binaenaleyh bu tuhaf sözleri söylediğim alelade insanların üslubunu hiç de anlamadıkları hıı yıılmıu ı -leri anlattığını söylüyorlardı.
Gerçekten bu Kureyş’li topluluk kendilerinin yalan söyledik lerini de biliyorlardı. Üst üste katlanan rivâyetler onların Ih ulut lah (S.A.) konusundaki gerçek durumu bildirdiklerini, kendilerim Kur’an dinlemekten alıkoymak için zor be zor tult.ukİm mı, mı tirece derin şekilde Kur’an’ın tesirine kapıldıklarım anlatmaklaılıı Ahnes bin Şureyk, Harb oğlu E bu Sil! vatı, H işam oğlu Amr (Ebu Cehil) gibi Kureyş’ln Heri gelen terinin üç gece üst üste gizlice Kur’an dinlemeye gittikleri ve Kur’nn’da kendilerince bilinen bir şey bulamadıkları, cazibesini kapıldıkları meşhur bir kıssadır. U t b e bin Ruhin 'ımı Fussilet Sûresini peygamberden dinleyip de onun insanın bünye sini etkileyen tesirleri karşısında sarsıldığı da malûm bir kıssadıı
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder