FÎZILÂL-İL KUK'AN
meyi, meşruiyetini reddetmeyi, zulmünü ve düşrhış, yı ihtiva ettiğini gözden uzak tutmuş değile inv AV gerek Fir’avn’m, gerekse erkânının elinde,^ pj/üir * t Adirmftı. O
da Hz. M u s a ’yı hiçbir delile ve es^ıy'istinaü etmeden kendisinin âlemlerin Rabbinin peygamberi oj^ğunu/sanan bir yjpncı olduğunu açıkça söylemek idi: y /
«Fir’avn: “Bir mucize getirdiysen ortaya koy bakalım, doğru sözlülerden isen bunu yaparsın” dedi.»...
Bunu Fir’avn şunun içi? istiyordu. Şayet âlemlerin Rabbine davet eden Musa peygamberin davasında yalancı olduğu açığa çıkarsa dâvası temelden yıkılır ve onu bastırmak kolay olur. Ve artık böyle bir davanın önemi ve tehlikesi söz konusu olmaz. Çünkü bu dâvayı ortaya atan şahıs hiçbir esasa ve delile istinat etmemektedir.
Fakat Hz. Musa cevap veriyor:
«Musa, asasını yere atar atmaz apaşikâr bir yılan oluverdi»...
«Elini çıkardı, bakanlar, bembeyaz olduğunu gördüler»...
Birden oluyor bu... Elindeki asâ birden bir ejderha haline geliyor... Apaçık bir ejderha. 'Nitekim bir başka sûrede şöyle buyuruluyor: «Bir de baktılar ki yürüyen bir yılan halindedir»... Sonra esmer elini cebinden çıkarıyor ki hiç eksiksiz bembeyaz—M u-s a (A.S.) esmere yakın bir renkteydi— Bembeyaz ama bir hastalıktan ötürü değil. Bir mucize eseri... Tekrar cebine sokup çıkardığı zaman o bembeyaz eller bu sefer esmerleşiveriyor...
İşte Hz. Musa ’nın ileri sürdüğü iddianın doğruluğunun delili ve işareti. Ben âlemlerin Rabbinin peygamberiyim iddiasının...
Ne var ki Fir’avn ve erkânı bu mühim davete teslim olacaklar mı? Âlemlerin Rabbi olan Allah’ın rububiyetini kabullenecekler mi? O zaman Fir’avn’ın tahtı, tacı, mülkü ve idaresi hangi esasa dayanarak ayakta duracak? Fir’avn’ın kendilerine makam ve mertebe bahşettiği erkânı hangi şekle ve hükme istinat ederek hâkimiyetlerini sürdürecekler?
Şayet Allah’ın, âlemlerin Rabbi olduğu benimsenirse bütün bunlar hangi esasa dayanarak üstünlüklerini sürdürüp gidecekler?
Sûre : 7 Araf Sûresi
FİZILÂL-İL KUR’AN
Eğer âlemlerin Rabbi Allah ise o takdirde Allah’ın şeriatından başka hüküm olmayacaktır. Allah’ın emrinden başka itaat edilebilecek emir bulunmayacaktır. O takdirde Fir’avn’ın hükümleri ve emri nereye gidecek? Çünkü o, Allah’ın şeriatına dayanmıyor, Allah'ın emrine istinad etmiyor... Şayet insanların Rabbi Allah ise elbette ki Allah’dan başka bir Rabbin hükmüne, emrine ve şeriatına uyacak değildirler... Eğer insanların Rabbi Fir’avn ise o zaman insanlar da Fir’avn’ın şeriatına ve emrine uyacaklardır. Şu halde koyduğu emirleri ve prensipleri ile insanlara hâkim olan şahıs onların Rabbi durumundadır. Ne şekilde olursa olsun insanlar hâkimlerinin dinine tabidirler.
Asla... Elbette ki put ve putçular böylece kısa ve kolay voltİH teslim olacak değildirler... Elbetteki put ve putçu kendi lülluminll bâtıl olduğunu ve hâkimiyetinin meşru olmadığını bu kmlm İmla kabul edecek değildir...
Gerek Fir’avn ve gerekse erkânı, Hz. Musa iıııı ilan olttl bu korkunç gerçeğin ifade ettiği manayı anlamayacak kmlm • dı değildiler... Aksine bu mefhumu açıkça söylüyorlardı Ne ■ m lı dikkat nazarlarını bu mefhumun önemle delâlet cltii’.ı İm n İm çekiyorlardı. Ve Hz. M u s a ’yı usta bir sihirbaz olarak illinin mİ yorlardı:
«Fir’avn kavminin ileri gelenleri: “Doğrusu lııı ııslıı I»*• aldı bazdır”.»
«Sizi memleketinizden çıkarmak istiyor» dcdilcı (I »• imi «ö halde ne buyurursunuz?» (dedi).
Onlar bu gerçeğin ilânından sonra ortaya çıkacak
liceyi açıkça belirtiyorlar. Bu gerçeğin ilân edilmesiyle ori.e, n mİ ı cak netice mülklerini ellerinden kaybetmek, hâkimiyet karımın idarelerinin meşruiyetini iptal etmektir. Veya... Modem c.n d n H deyle devlet nizamını devirmeye çalışmaktır...
Hiç şüphesiz ki yeryüzü Allah’ındır. Kullar Allah’ın killim ıdı Yeryüzündeki hâkimiyet Allah’dan başkasına verildiği zammı ■ bette Allah’ın hükmünden başka hükümlerle hükmeden pullaı d ğacaktır. Veya insanları kendi emir ve buyruklarına kul ederek >•' rılık taslayan sahte ilâhlar türeyecektir. Ve kitleler arasında-Imyı vazifelere ve makamlara getirilmiş kimseler onların putlaşmamı
Eğer âlemlerin Rabbi Allah ise o takdirde Allah’ın şeriatından başka hüküm olmayacaktır. Allah’ın emrinden başka itaat edilebilecek emir bulunmayacaktır. O takdirde Fir’avn’ın hükümleri ve emri nereye gidecek? Çünkü o, Allah’ın şeriatına dayanmıyor, Allah'ın emrine istinad etmiyor... Şayet insanların Rabbi Allah ise elbette ki Allah’dan başka bir Rabbin hükmüne, emrine ve şeriatına uyacak değildirler... Eğer insanların Rabbi Fir’avn ise o zaman insanlar da Fir’avn’ın şeriatına ve emrine uyacaklardır. Şu halde koyduğu emirleri ve prensipleri ile insanlara hâkim olan şahıs onların Rabbi durumundadır. Ne şekilde olursa olsun insanlar hâkimlerinin dinine tabidirler.
YanıtlaSilhttps://www.youtube.com/watch?v=LtqXeLaRr0U&list=PLr342JFErS74PD1gdrTSqmdDze38nBN9_&index=4