15 Haziran 2016 Çarşamba

Müslüman nesiller birgün elbet müslüman atalarının sarıldıkları silaha sarılacaklar... Kim bilir belki de o gün bütün beşeriyet yahudi diktasına karşı harekete geçecek ve Allah’ın azap vaadi tahakkuk edecektir. Ve işte o zaman hakkın alınlarına yazdığı zillet yazısı belirecektir. Bütün dünya bu belirtiyi göstermese bile birgün müslüman nesiller mutlaka ortaya çıkacaklardır... Biz buna yakinen inanıyor ve güveniyoruz...

Eğer bugün örnek olarak Filistin ’de bir takım kimselerin boynuna biniyorlarsa bu orada yaşayan insanların 
gerçek bir dine bağlanmış olmamalarından, tam manasiyle müslüman olmamalarından ileri gelmektedir... F i 1 i s t i n ’de yaşayan insanlar bölük bölük olmuşlar, kimi ırk bayrağı altında, kimi cinsiyet sancağı altında toplanmışlardır. İslâm akidesinin sancağı altında birleşenlerse yok gibidir. İşte bu yüzden kaybetmektedir onlar. Ve bundan dolayı bozguna uğramaktadırlar... Bunun için yemektedir İsrail onları... Ne var ki bu durum her zaman böyle sürüp gidecek değildir. Bu devre gerçek silahı kaybetmiş olma devresidir... Bir tek sancağı tek bir kurtuluş yolunu yitirmiş olma devresidir. Nitekim o sancağa sarıldıkları, o yolda yürüdükleri zamanlar bin yıl hakimiyetlerini sürdürmüşler, gerek o arazilerde, gerekse başka yerlerde insanları mağlûp etmişler, galibiyetlerini ilân etmişlerdir. Bu devre aslında haçlı ve siyonist kitlelerin İslâm ümmetinin ruhuna zerkettiği zehirli şırıngaların sebep olduğu kayıplara karışma devresidir. Ve müslüman arazilerde haçlı - siyonist işbirliğinin kurduğu devlet bu zehiril şırıngayı koruyabilmek için bekçilik görevini yapmaktadır. Ne var ki bütün bunlar devamlı olarak sürüp gidecek değildir. Bu kayboluş devresinden sonra bir kümeleşme, belirme devresi başlayacaktır. Müslüman nesiller birgün elbet müslüman atalarının sarıldıkları silaha sarılacaklar... Kim bilir belki de o gün bütün beşeriyet yahudi diktasına karşı harekete geçecek ve Allah’ın azap vaadi tahakkuk edecektir. Ve işte o zaman hakkın alınlarına yazdığı zillet yazısı belirecektir. Bütün dünya bu belirtiyi göstermese bile birgün müslüman nesiller mutlaka ortaya çıkacaklardır... Biz buna yakinen inanıyor ve güveniyoruz...

*

# *

Bu bir nebzelik duruş, aslında Allah’a iftira atan ve buzağıya tapınanların akibetini müteakiben varid olmuştu. Ve tam da sahnenin ortasında yer alıyordu. Sonra âyet seyrine devam ederek sahnenin geriye kalan kısımlarını da tamamlıyor :

154 — Musa ’nın öfkesi geçtikten sonra (yere attığı) levhaları tekrar aldı. Bunların yazılarında Rablarından korkanlar için hidayet ve rahmet vardı.

Kur’an-ı Kerîm’in ifadesi kızgınlığı müşuhhas bir hale sokuyor.Sanki canlı bir hareketmiş gibi ifade ediyor. Kızgınlık canlı
bir varlıkmış da Musa peygamberin üstüne musallat olmuş... O’nu itiyor, kakıyor... Nihayet gazabı «dinince* ve M u s a yı kendi haline terkedince... Hz. Musa kendine geliyor, üzerine musallat olan kızgınlığın neticesinde elinden atmış olduğu levhaları hemen alıyor... Bu arada âyeti kerîme bir kere daha bu levhalarda hidayetin yer aldığını, rahmetin yazılı bulunduğunu, Rabbından korkan ve sakınanların bu levhalarla gönüllerinde hidayet ve nûr kapılarının açılacağını ve böylece İlâhî rahmet ummanına ulaşacaklarını belirtiyor... Zaten hidayet demek rahmet deıneklir, Ve şüphesiz ki nûr parıltısı bulunmayan sapıtmış bir gönülden daha şakı hiçbir şey olamaz. Hidayetten eser bulunmayan, güvene erişmeyen, hayrette kalmış sapık ruhlardan daha bedhahı hiç bir şey yoktur. Gönüllere hidayet kapısını açan, kalbi gafletten İkaz eden, doğru yola hazırlayan ve hakkı kabule yaklaştıran şüphesiz ki Allah korkusu ve haşyetidir. Çünkü bu gönülleri yaratan  Allah’tır. Ve O, bu gerçeği kesin şekilde belirtmektedir. Günüllerin Rabbından daha iyi kim bilebilir gönülleri?...

*

**

ALLAH İLE BULUŞMA

Âyetin akışı hikâyeyi anlatmaya devam ediyor. İlli de bub ı*, •» ruz ki, yepyeni bir sahne ile karşı karşıyayız... On İkim i mıhın Hu sahnede Musa (A.S.) ile kavminden Allah’a tnOlAkl olmak İçin seçilmiş yetmiş gişi yer alıyor :

155 — Musa, tayin ettiğimiz müddet için kavinindin yel ıııii) kişi seçti, onları titreme alınca, «Rabbim, dileseydiıı didin İtm e beni ve onları yok ederdin. Aramızdaki beyinsizlerin .yaptıkların dan öiürii bizi yok eder misin? Bu, senin imtihanından bıışka İm şey değildir, bununla dilediğini saptırır, dilediğini doğru yola lh> timin. Bizim dostumuz Şensin; bizi bağışla, bize merhamet et. Sen bağışlayanların en iyisisin.»

15(1 — «Bu dünyada ve ûhirette bizim için güzel olanı yıız, tu/ naıııı yöneldik» dedi. Allah: «Ben dilediğim kimseyi azabıma ng ratırım. Eııknl rahmetim her şeyi kuşatmıştır. Rahmetimi; Hakııum laıa, zekâtı verenlere ve Ayetlerimize îman edenlere yazdım.»

157 — «Onlar ki yanlarındaki Tevrat’ta ve Incil'de yazılı

1 yorum:

  1. Eğer bugün örnek olarak Filistin ’de bir takım kimselerin boynuna biniyorlarsa bu orada yaşayan insanların
    gerçek bir dine bağlanmış olmamalarından, tam manasiyle müslüman olmamalarından ileri gelmektedir... F i 1 i s t i n ’de yaşayan insanlar bölük bölük olmuşlar, kimi ırk bayrağı altında, kimi cinsiyet sancağı altında toplanmışlardır. İslâm akidesinin sancağı altında birleşenlerse yok gibidir. İşte bu yüzden kaybetmektedir onlar. Ve bundan dolayı bozguna uğramaktadırlar... Bunun için yemektedir İsrail onları... Ne var ki bu durum her zaman böyle sürüp gidecek değildir. Bu devre gerçek silahı kaybetmiş olma devresidir... Bir tek sancağı tek bir kurtuluş yolunu yitirmiş olma devresidir. Nitekim o sancağa sarıldıkları, o yolda yürüdükleri zamanlar bin yıl hakimiyetlerini sürdürmüşler, gerek o arazilerde, gerekse başka yerlerde insanları mağlûp etmişler, galibiyetlerini ilân etmişlerdir. Bu devre aslında haçlı ve siyonist kitlelerin İslâm ümmetinin ruhuna zerkettiği zehirli şırıngaların sebep olduğu kayıplara karışma devresidir. Ve müslüman arazilerde haçlı - siyonist işbirliğinin kurduğu devlet bu zehiril şırıngayı koruyabilmek için bekçilik görevini yapmaktadır. Ne var ki bütün bunlar devamlı olarak sürüp gidecek değildir. Bu kayboluş devresinden sonra bir kümeleşme, belirme devresi başlayacaktır. Müslüman nesiller birgün elbet müslüman atalarının sarıldıkları silaha sarılacaklar... Kim bilir belki de o gün bütün beşeriyet yahudi diktasına karşı harekete geçecek ve Allah’ın azap vaadi tahakkuk edecektir. Ve işte o zaman hakkın alınlarına yazdığı zillet yazısı belirecektir. Bütün dünya bu belirtiyi göstermese bile birgün müslüman nesiller mutlaka ortaya çıkacaklardır... Biz buna yakinen inanıyor ve güveniyoruz...
    ***
    Bu gün 2017 tüm İslam alemi laşkalaşmış durumda
    https://www.google.nl/search?q=Bu+g%C3%BCn+2017+t%C3%BCm+%C4%B0slam+alemi+la%C5%9Fkala%C5%9Fm%C4%B1%C5%9F+durumda&oq=Bu+g%C3%BCn+2017+t%C3%BCm+%C4%B0slam+alemi+la%C5%9Fkala%C5%9Fm%C4%B1%C5%9F+durumda&aqs=chrome..69i57&sourceid=chrome&ie=UTF-8#safe=active&q=%C4%B0slam+alemi+la%C5%9Fkala%C5%9Fm%C4%B1%C5%9F+durumda

    YanıtlaSil