*
**
İNSAN VE CİNLERDEN ŞEYTANLAR
Daha sonra iki âyet varid oluyor ki bu iki âyet bir yandan sözünü ettiğimiz geçen bölümdeki gaye ve hedeflerin manasını tamamlayıcı mahiyettedir. Bir yandan da Allah’ın hâkimiyetine ve şeriatına taallûk eden itikadı konulara giriş mahiyetindedir. Nitekim sûrenin geriye kalan kısmı umum en bu mevzularla ilgilidir
112-113 — «Aldatmak için birbirlerine cazip sözler fısıldayan cin ve insan şeytanları her peygamberin düşmanıdır. Bu şeytanlar, âhirete inanmayanların kalblerinin bu inançsızlığa yönelmesi ondan hoşnud olması ve kendilerinin işledikleri suçları işlemeleri için o sözleri fısıldarlar. Rabbin dileseydi bunu yapamazlardı. Sen onları iftiraları ile başbaşa bırak»...
işte böyle... İnanmalarını harikalara bağlayan, gerek kâinatta ve gerek insan nefsinde mevcut olan hidayet delillerinde ve hakikat alıcılarından kaçan o müşrikler için takdir ettiğimiz gibi... Ne kadar mucize gelirse gelsin onlar bunların hiçbirisine inanmayacaklardır...
Aynı tarzda yine takdir ettik ki her peygamberin; gerek cinlerin, gerekse insanların şeytanlarından düşmanları olacaktır. Aldatmak için birbirlerine cazip sözler fısıldayacaklardır. Âhirete inanmayanların, hakka ve hakikat yolcusu peygamberlere düşmanlık yapanların, yeryüzünde bozgunculuk çıkarıp sapıklığa teşvik edenlerin kalbleri bu cazip sözlere aldanacaktır. Ve bütün bunlar Allah’ın takdiri muvacehesinde ve iradesine uygun olarak cereyan edecektir. Şayet Rabbım dileseydi onlar bunu yapamazlardı. Rabbım’ın iradesi bütün bunları değiştirir ve bambaşka bir yolda çereyan etmesini sağlardı. Şu halde bunlardan hiçbirisi tesadüfen meydana gelmiyor. Aynı zamanda bu konularda insanların hiçbir müdahalesi veya kudreti söz konusu olamıyor.
Peygamberler ve onlara bağlanan hak ehli ile insanlardım v** cinlerden şeytanların ve onlarm cazip sözleri ile gururlu lafları arasındaki dinmeyen savaş böylece ortaya konduktan sonra. I|,-vel cereyan eden bu savaşın Allah’ın iradesi dahilinde vc takdiri ııuı vacehesinde meydana geldiği tebellür edince bu takdirde Üiüalü manın yeryüzünde cereyan edenlerin ötesinde Allah’ın hikmetini düşünmeye çalışması gerekir:
Bizim irademiz ve takdirimiz dahilinde her peygamber İçin bir düşman kıldık. İşte şu düşman da insanların ve cinlerin şeylarından... Şeytanlık, inatçılık yapmak, doğru yoldan kaçmak ve şerre sığınmaktır. Bu sıfatlar cinlerde olabileceği gibi lıısımlmdıı da olabilir. Cinler arasında inatçılık gösterip şerre vc aldatmayı« l«-vessül edenlere nasıl şeytan adı verilirse, insanlar arasında da gerçeklere karşı inatla diretip, şerre saparak aldatmaya tevessül e«!"iı lere de şeytan adı verilir... Hatta hayvanlar arasında bile dik I»»*9 lılık edip inatlaşan ve eziyet vermeğe başlayanlara bu vasıl vm illi Hadiste de «siyah köpek şeytandır» şeklinde bir ibare yer ulıı
İnsanlardan veya cinlerden olup da Allah’ın peygamberlere düşman olmalarını takdir buyurduğu bu şeytanlar aldatmak İçin birbirlerine parlak ve cazip sözler söylerler. Ve bunu birbirini İne vahiy şeklinde iletirler. —Vahyin bir manası da bir «üzün blı vaı lıktan bir başka varlığa dahilî bir tesirle iletilmesidir Çok kere birbirlerini aldatırlar. Bazan biri diğerini inatçılığa, günalıkrtı lıfla. şerre ve aldatmaya teşvik eder.
İnsanlardan şeytanların durumu bellidir. Yeryüzünde bor zıt man rastlayabiliriz. Onların tipleri her peygambere düşmım olum ları, her peygamberin getirdiği hakka karşı dikilmeleri ve haklimi lara inananlara engel olmaya çalışmaları herkes tarafından bilinen bir şeydir. İnsan isterse onlara her zaman ve her yerde rashıyablliı
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder