22 Mayıs 2016 Pazar

Bugün Kur’an’ın peygamberimize geldiği ilk günlerdeki hali gibidir. Rasul-i Zişan öğüt vermek ve uyarmak için memur edilmişti. Cahiliyeti kökünden söküp atarak yerine kendi prensiplerini hâkim kılmayı hedef alırken göğsünde sıkıntı duymayacaktı Zaman dönüp dolaştı, günler peygamberimizin Dini mübîni getirdiği günler gibi oldu. İnsanlar yeniden cahiliyete döndüler. Cahiliyet bütünüyle yeniden hâkim oldu. Kök, budak saldı. İnsanlığın çevresini kapladı. Derinlere ve enginlere yayıldı...

İşte insanlığın düştüğü bu cahiliyet bataklığından kurtarmak İçin harekete geçen kişi elbetteki Hz. Muhammed’in (A.S.) ın maruz kaldığı güçlüklerin tadını tadacak ve onun muhatab olduğu "Sana bir Kitab (Kur’an) indirildi. Onunla insanları uyarman ve müminlere öğüt vermen için kalbine sıkıntı gelmesin» İlâhî hitabının hazzını duyacaktır.

Vakıaların tabiatından mümin kişi, kimlerin mümin olup öğüde hak kazandığını, kimlerin de ehli imanın dışında kalıp uyarılmayı hakettiğini bilir. O zaman müminin yanında Kuran, içinde yaşadığı zaman esnasında inmeye devam eden canlı bir kitab haline gelen ve vakıalar karşısında o; bu Kur’an-ı Kerîm ile birlikte büyük bir cihada girişir...

beşeriyet bugün Kur’an’ın peygamberimize geldiği ilk günlerdeki hali gibidir. Rasul-i Zişan öğüt vermek ve uyarmak için memur edilmişti. Cahiliyeti kökünden söküp atarak yerine kendi prensiplerini hâkim kılmayı hedef alırken göğsünde sıkıntı duymayacaktı Zaman dönüp dolaştı, günler peygamberimizin Dini mübîni getirdiği günler gibi oldu. İnsanlar yeniden cahiliyete döndüler. Cahiliyet bütünüyle yeniden hâkim oldu. Kök, budak saldı. İnsanlığın çevresini kapladı. Derinlere ve enginlere yayıldı...

Evet, beşeriyet inanç ve tasavvurunda ibtidailiğe tekrar döndü Hatta bunu babaları, dedeleri mü’min ve halis müslüman olanlar da yaptı— Bâtıl ideolojilerinin arasındaki inançları şekil değiştirdi.

BU DİNİN HEDEFİ

Bu din, kâinatın çehresini değiştirip yeni bir Alem kurmak için gelmişti. Bu âlemde put ve benzerlerinin Malûmatı değil yalnız Allah'ın saltanatı ikrar edilecekti, Yalnız Allah'a tapılacak — tam
manası ile yalnız O’na ibadet edilecekti. İbadet ederken Allah’tan başkasına —dolayısile de olsa— tapılmıyacaktı. Bu âlemde Allah — dilediğini— kullara tapmaktan kurtarıp kendine yöneltecek. Bu Alemde insanlar hür, şerefli ve temiz doğacak, hissi ve şeytanî duygulardan, Allah’tan başkasına tapma habasetinden arınmış olacaktı 

Bu din —Beşer tarihi boyunca bütün peygamberlerin yaptığı gibi — (  )  temelini atacaktı. Gerek bu sûrede gerekse diğer sûrelerde bu gerçek beyan buyrulmuştur. Ne var ki sadece kelime-i şehadet, yani «Allah’tan başka tapacak kimse olmadığına şehadet ederim» sözü mâna ifade etmez. Tâ ki bu kâinatı tedvir eden yüce saltanat sahibinin saltanatı tümüyle beşer hayatında da geçerli kabul edilsin. Evet Allah (C.C.) kâinata hâkim olduğu gibi bu kâinatın bir parçası olan beşere de hâkimdir. Kaza ve kader ile beşere de O, hükmeder. O, koyduğu nizam ve vaz’ettigi şeriatle beşer hayatına hükmeder. Müslüman bu temele istinaden kainatı yaratmak ve idare etmek mevzuunda Allah’a ortak tanımaz.

Bunun için müslüman, Allah’tan başkasına kulluk duygusu İle yönelmez. Ve bunun için müslüman; kanunları, nizamları, değerleri, kıstasları, inanç ve düşünceleri sadece Allah’tan alır. Bunlardım herhangi birisinde, kulların Allah ile birlikte hâkimiyet hakkı olduğunu İddia etmesine müsaade ve müsamaha etmez ve bu iddianın sahibini put kabul eder

İtikad (inanç) yönünden dinin temeli budur.


Şimdi düşünelim. Bu temel nerede? Beşeriyet nerede?

İnsanlar fırkalara (inanç yönünden grublara) ayrılmış anın hepsi do dalâlette...

Bu fırkalardan bir kısmı «Allahsız» Allah’ın varlığını temel den İnkâr ediyor. Bunlar «ateistlerdir. Bunlar üzerinde söz nüyle meye bile lüzum yoktur.

Bir başka grup da puta taptığı halde Allah’ın varlığım kabul ‘■deı Allah’tan başka birçok tanrıların varlığına inanır. Bunlar pul

peıelitlerdir. Hindistan, Orta Afrika ve dünyanın diğer ülkelerinde yaşamaktadırlar.

Bir grııb ta Semavî kitaplardan bazılarını kabul eden Yalındı
1 MiiI.mii/ Oltld Mevılûılt'nln «Knr'nn'ılıı Dürl İnlin» uıllı enerinin «I binici» hülllnıiı

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder