Cehennem halkına «sizden önce geçmiş cin ve insan ümmetleriyle birlikte siz de girin bu ateşin içine» denilmek sûretiyle hakarette bulunulurken ötekilere hoşnut edici ve misafirlere yakışan ifadeler kullanılmıştır. «Onlara: İşlediğinize karşılık işte mirasçısı olduğunuz cennet! diye seslenilir.»
Bu sahne cennet ehliyle cehennem ehlini birbirleriyle tam olarak karşılaştırmaktadır.
Kur’an’ın beyanı devam ederken bundan sonra karşımıza bir başka sahnenin çıktığını görüyoruz. Burada cennet ehli yerlerinden emin ve müsterih olmuşlar, cehennem halkı ise acı sonucu kabullenmişlerdir. Dolayısiyle birincilerin İkincilere Allah’ın daha önce haber verdiklerinden nelere rastladıklarını sorduklarını görüyoruz:
44 — Cennetekiler cehennem yaranına:’«Biz Rabbimizin bize vâdettiğini gerçek bulduk, Rabbinizin size de vâdettiğini gerçek buldunuz mu?» diye seslenirler, «evet» derler. Aralarından bir münadi: «Allah’ın laneti zalimleredir» diye seslenir.
45 — Ki onlar; insanları Allah yolundan alıkoyar, o yolu eğri bir hale getirmek ister ve âhireti de inkâr ederlerdi.
Bu soruda acı bir alay etme esprisi mevcuttur. Çünkü mü’minler. Allah’ın kendilerine vaad olunanı verdiğinden emin oldukları gibi cehennem halkına da daha evvelden haber verilen azabın gerçekleştiğinden emin oldukları halde bu soruyu yöneltmektedirler.
Cevap tek kelimeyle ifade edilir. Bu kelime «evet»tir.
Böylece cevap bitince konuşma da kesilmiş olur.
«Aralarından bir münâdi: Allah’ın laneti zalimleredir. Diye seslenir ki onlar; insanları Allah yolundan alıkoyar, o yolu eğri bir bale getirmek ister ve âhireti de inkâr ederlerdi...»
«Zalimler» ifadesi, tarif edildiği üzere «kâfirler» kelimesiyle eş anlamdadır.
Allah’ın yolundan insanları alıkoyarak o yolu eğri bir hale getirmek isteyip âhireti inkâr edenler bunlardır. «O yolu eğri bir hale getirmek isterler» cümlesiyle bunların vasıflandırılmış olması onların Allah yolundan İnsanları alıkoymaya azimli oldukları gerçeğini ortaya koyar. Bunlar eğri yol istiyorlar; doğru yol islemiyorlar. Doğruluk yerine eğriliği tercih ediyorlar. Doğruluğun
bir tek örneği vardır; o da Allah yolundan yürüyerek şerî metotları tatbik etmektir. Bunun dışında kalan her yol eğridir. Başka bir yol aramak eğriliği istemektir. Bu istek âhirette küfür (inkarcılık )le birleşir. Bu kimse âhirete inanır, Rabbına döneceğini kesin olarak bilir ve sonra da Allah yolundan insanları alıkoyarak şerî prensipler den uzak kalırsa, bu insan İlâhî nizamdan başka bir yol arıyor de mektir. Bu psikolojik tasvir insanların iç dünyalarını gerçekten | açığa çıkarmaktadır.
*
BİR BAŞKA SAHNE
Burada gözler bir ara başka sahneye çevriliyor. Cennetle .. cehennem arasında bir yer burası. Burada da bir takım insanlar var Bunlar, cennet ehliyle cehennem halkını simalarındaki belirtilerden tanrılar. Şimdi bunların cennet ve cehennem halkına karşı tutum ve davranışlarını öğrenmeye çalışalım
46 — İki taraf arasında bir perde ve burçlar üzerinde lıeı 11«I tıırafı da sımalarından tanıyan adamlar vardır; cennetliklere «Ml*e selâm olsun» derler. Bunlar henüz girmeyen fakat cenneti ı«nı<»n kimselerdir.
47 — Gözleri cehennemlikler yönüne çevrilince: «Kuhlılıııl#. M /.I /.alimlerle beraber bulundurma!» derler.
48 — Burçlarda olanlar, sımalarından tanıdıkları adaııılaıa »Topluluğunuz ve büyüklük taslamalarınız size fayda vermedi -
49 — «Kendilerini Allah’ın rahmetine erdirmeyeceğin«' yeınlıı ettikleriniz bunlar mıydı?» diye seslenirler. Oysa Allah onlara
le der: «Cennete girin, size korku yoktur, sîzler mahzun da ola« ak değilsiniz.»
Rivayet olunur ki, Araf —cennetle cehennem arasında kİ saha da bekleyen kimseler, insanoğlundan bir grub cemaattır. Bunların iyilikleri kötülüklerine eşit gelmiştir. Ne cehenneme gitmişler ne de cenneti hak edebilmişlerdir. İkisinin arasında kalmışlar, Allah’ın rahmetini beklemektedirler. Cennet ehlini simalarından tanımaktadırlar. Belki de cennet ehlini tanıtan yüzlerinin beyazlığı, neşe saçan çehreleri, veya çevrelerini aydınlatan nur-i ilahidir. Cehennem ehlini de yüzlerindeki kasvet ve karalıktan anlıyor
Cehennem halkına «sizden önce geçmiş cin ve insan ümmetleriyle birlikte siz de girin bu ateşin içine» denilmek sûretiyle hakarette bulunulurken ötekilere hoşnut edici ve misafirlere yakışan ifadeler kullanılmıştır. «Onlara: İşlediğinize karşılık işte mirasçısı olduğunuz cennet! diye seslenilir.»
YanıtlaSilhttp://namenstr8bredahollanda.blogspot.nl/2017/01/cennet-garanti-belgesi.html