«Günahın açığını da gizlisini de bırakın. Günah kazananlar kazandıklarına karşılık şüphesiz ceza göreceklerdir»...
Daha sonra Hak Taâlâ, Allah’ın adı anılmadan kesilen hayvanların etlerini yememelerini belirtiyor. Nitekim onlar kestikleri bu hayvanların üzerine kendi ilâhlarının adını anarlardı. Ya kumar için keserlerdi, ya fal okları için. Bir kısmı da ölü (murdar) hayvanın etinin haram kılınması hususunda müslümanlarla tartışmaya girişiyor ve bunu Allah’ın kesmiş olacağını iddia ediyorlardı, bunları Allah kesmiş olduğuna göre müslümanlar niçin yemiyorlardı da kendi elleriyle kestiklerini yiyorlardı! Bu düşünce tamamen cahiliyyetin ifadesi idi. Dünyanın her tarafında bütün .cahiliy-yet sistemlerinde hadsiz hududsuz gülünçlükler ve hurafeler mevruttur. Halbuki bütün bu duygular gerek insanlardan, gerekse cinlerden şeytanların kendi dostlarına müslümanlarla tartışmaları ve Ayetin işaret ettiği şekilde kesilen hayvanlar üzerinde münakaşa etmeleri için verdikleri vesveselerden ibaretti.
121 — Üzerine Allah’ın adının anılmadığı kesilmiş hayvanları yemeyin. Bunu yapmak Allah’ın yolundan çıkmaktır. Doğrusu şeytanlar sizinle tartışmaları içiıı dostlarına fısıldarlar. Eğer onlara itaat ederseniz şüphesiz siz de müşrik olursunuz.
Bu son hüküm karşısında bir nebze duralım. Ve gerek hâkimiyet ve itaat, gerekse dini emirlere ittiba hususunda âyeti kerîmedeki bunca katiyet ve sarahati iyice idrak etmeye çalışalım. Kur’-an’ın âyetleri kesin şekilde belirtiyor ki bir müslümanın Allah’ın şeriatının esaslarına dayanmayan en küçük ve cüzî bir konuda bir başka insanın koyduğu hükümlere itaat etmesi... Hâkimiyeti tek başına Allah’a tahsis etmeyen bir başka hükme rıza göstermesi... Evet bir müslümanın en küçük bir meselede dahi bir başkasına itaat etmesi onu Allahla teslimiyet çizgisinden çıkarır ve şirk Bataklığına götürür. İşte bu konuda İbni Kesir bakınız ne diyor:
Allah’ü Taâlâ’nın «eğer onlara itaat ederseniz şüphesiz siz de müşrik olursunuz» âyeti kerîmesinin hükmüne gelince. Yani siz Allah’ın size emrettiği hususlardan yüz çevirip, şeriatını terkedip başkasının sözüne uyarsanız Allah’ın hükmünün yerine, başkasının hükmüne koşarsanız işte bu yaptığınız şirktir. Nitekim Hak Taâlâ bir başka âyeti kerîmede: «Papazlarını ve hahamlarını Allah’tan başka rab edindiler»... 1 diye zikretmektedir. 'I' i r m izi de tefsirinde Adiy İbni Hatem ’den rivayet ederek diyor ki:
«Ya Resulullah onlar hahamlarına ve papazlarına tapınmıyorlar ki. Bunun üzerine Resulullah buyuruyor ki: Evet tapınıyorlar Papazları ve hahamları onlara haram şeyleri helâl kıldılar, helal şeyleri haram kıldılar ve onlar da buna itaat ettiler. İşte onların tapınmaları da bu şekildedir.»
Yine İbni Kesir Süddî ’den rivayet ediyor Ve Hak . Taâlâ’nın «hahamlarını ve din adamlarını Allah’tan başka rab edindiler» âyetinin tefsirinde şöyle diyor: «Kendi arkadaşları ile sözleşerek Allah’ın kitabını sırtlarının arkasına attılar. Bunun İçin de Allah buyurdu ki “halbuki onlar tek bir ilâha ibadet etmekten başkası ile emrolunmamışlardı” Yani o ilâh birşeyi haram kılarsa o haram olur. Helâl kıldığı şey de helâl olur. Koyduğu hükme ittiba edilir ve verdiği hüküm eksiksiz tatbik edilir.»
S ü d d î’nin kavli bu, İbni K e s i r ’in ki de O her ikisi de açıkça ve kesin olarak — tabi bu kesinlik Kuran'ın hükmünün kesinliğinden ve açıklığından ayrıca peygamberin Kuran'ı açık ve kesin şekilde tefsir edişinden ileri gelmektedir.— Belirtiyor ki her kim bir insanın kendinden uydurduğu hükümlere itaat ederse, bu hüküm çok küçük ve basit bir meselede olsa o şüphesiz müşriklerdendir. Eğer müslüman olup da böyle bir fiile irtikâb ederse Islam'dan çıkıp doğrudan doğruya şirke girmiş demektir. Ne kadar kelime-i şehadet getirirse getirsin, diliyle müslüman olduğunu ne kadar söylerse söylesin... Madem ki o, Allah’tan başkasının hükmüne uymakta ve Allah’tan başkasının hükmüne itaat etmektedir, Bu durumunu değiştirmez. Bu kesin hükümlerin ışığı altında bugün yeryüzündeki cemiyetlere göz attığımızda tamamen şirk ve cahiliyyetten başka birşey görmeyiz. Allah’ın koruduğu kitlelerden başka yığınlarca insanın şirk ve cahiliyyet bataklığı içerisinde yüzdüğünü müşahede ederiz. Allah’ın muhafaza ettiği insanlar yeryüzünde ilahlık taslayan zalim putlara karşı gelir, cebir hududu dışında kalan hiçbir halde onların hüküm ve şeriatına ittiba etmezler.
I. Tevbe : 31
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder