And olsun ki, kendilerine Peygamber gönderilenlere soracağız, Peygamberlere de soracağız.
And olsun ki, onların yaptıklarını kendilerine bir bir sayacağız. Zira onlardan uzak değildik.
Gerçek tartı kıyamet günündedir. Tartıları ağır gelenler; işte onlardır kurtulanlar.
Tartıları hafif gelenler, âyetlerimize yaptıkları haksızlıklardan ötürü kendilerine çok yazık etmiş kimselerdir.» 1
İşte bu girişten sonra asıl hikâye başlıyor. Önce beşer cinsinin yeryüzünde yerleşmesi ile söze başlanıyor. Allah bu cinsin yeryüzünde yaşaması ve yerleşmesi için gerekli şartları ve imkânları kâinata bahşetmiştir. Ayrıca bu insan cinsine de kâinatla uyuşacak hususiyetleri vermiş, kâinata koyduğu kanunları anlama kabiliyetini bahşetmiş ve bu kanunları kullanarak onun enerjisinden faydalanma imkânlarını sunmuştur:
Sizi yeryüzünde yerleştirdik ve size orada birçok geçim vasıtaları yarattık. Ne az şükredersiniz! 2
Aslında bu da ilk insanın doğuşunun hikâyesini sunmak için bir giriş mahiyetindedir. Beşeriyetin plânlı yolculuğuna çıkış noktasını tasvir gayesini gütmektedir. Âyeti kerîme bilhassa bu nokta Üzerinde yoğunlaşmakta ve insanın doğuş kıssasını sunarak bunu biı korkutma ve hatırlatma mevzuu yapmaktadır. Ayrıca içerisinde sunulan sahnelerde birçok öğütler ve derin tesirler ifade eden hususlar yer almaktadır:
And olsun ki, sizi yarattık, sonra şekil verdik, sonra meleklere: «Ademe secde edin» dedik; hemen secde ettiler. Ancak İblis "secde edenlerden olmadı.
Allah: «Sana emrettiğim hâlde, seni secdeden alıkoyan neydi?.» dedi. «Beni ateşten, onu çamurdan yarattın, ben ondan üstünüm» cevabını verdi.
Ona: «İn oradan, orada büyüklenmek senin ne haddine, defol, sen alçaklardansın!» dedi.
Allah: «Ayıplanmış ve koğulmuş olarak defol oradan; and olsun ki, insanlardan sana kim uyarsa, hepinizi birlikte cehenneme dolduracağım» dedi.
Şeytan, ayıp yerlerini kendilerine göstermek için onlara fısıldadı: «Rabbinizin sizin bu ağaçtan menetmesi; melek olmanın veya burada temelli kalmanızı önlemek içindir.»
«Doğrusu ben size öğüt verenlerdenim» diye onlara yemin etti.
Böylece onların yanılmalarını sağladı. Ağaçtan meyve tattıklarında kendilerine ayıp yerleri göründü, cennet yapraklarını üst üste koyup oralarını örtmeye başladılar. Rableri onlara: «Ben sizi o ağaçtan menetmemiş miydim?. Şeytanın size apaçık bir düşman olduğunu söylememiş miydim?.» diye seslendi.
«Rabbimiz, kendimize yazık ettik; bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen her halde zarara uğrayanlardan olacağız» dediler.
Allah: «Birbirinize düşman olarak inin, siz yeryüzünde bir
müddet için yerleşip geçineceksiniz.»
«Orada yaşayacak, orada ölecek ve oradan dirilip çıkarılacaksınız» dedi...1
İnsanoğlunun çıkış noktasını ifade eden bu sahne İçerisinde yolculuğun akibeti ile birlikte bütün yolcuların varacağı durak ta belirtilmiş oluyor. Ve yolculuk boyunca bir an olsun dinmeyen bu açık düşmanla insanoğlu arasındaki büyük savaşın Izleri
1. Anıl: 1121
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder