5 — Bütün âlemlerin tek bir Rabbından ve bir müminin ondan başkasını Rab edinemiyeceğinden.
6 — Âlemlerin Rab’bının herşeyin maliki olduğundan, her-şeye tasarruf etmenin kendi yetkisi dahilinde olduğundan ve insanları dilediği gibi yeryüzüne halife edeceğinden, bundan sonra da dilediklerini dilediği zaman yok edip götürme kudretine sahip olduğundan söz ediyordu.
İşte bütün bu meseleler ve gerçekler ve geniş sahası ile akide gerçeği; sûre-i celîlenin baş taraflarında yığınlar halinde geçmiş olan tesir ve duygulara sahip gerçeklerin aynısıdır. Şüphesiz ki Kur’an-ı Kerîm’i ve onun mübarek metodunu bilen kimseler için hu gerçeklerin ülûhiyet ve ubûdiyet dâvası ile ne kadar büyük alâkası olduğunu bilirler.
Sûre-i celîlenin bu son bölümü Hz. M û s a 'nm kitabından «öz ederek başlıyor. Ve bunun daha önce geçen Allah’ın doğru yolunun devamı olduğu belirtiliyor: «Bu dosdoğru olan yoluma uyun. Si/.i Allah yolundan ayrı düşürecek yollara uymayın» Hemen sonra da M û s a peygamberin kitabından söz edilmesi bu doğru yolun daha önce geçen peygamberlere kadar uzandığını ima etmek İçindir. En yakın şeriat Hz. M û s a ’nm şeriatı idi. Çünkü Allah ona kitap vermiş ve o kitapda her şeyi açıkça belirtmişti. Ve onu hidayet, rahmet vesilesi yapmıştı. Olur ki kavmi âhirette Allah’a mülaki olacaklarına inanırdı: «Sonra, iyilik işleyenlere bir bütün İmlinde, her şeyi ayrı ayrı açıklamak, doğruyu göstermek ve rahmet olmak üzere M û s a ’ya kitabı verdik. Belki Rablerine kavuşacaklarına artık inanırlar diye»...
Âyeti kerîme seyrine devam ederek bu yeni Mübarek Kitab’ı hatırlatıyor. Hz. M û s a ’nın şeriatını ihtiva eden Kitab’ı da için-ne alan ve tabilerinden Allah korkusunu isteyen Kitab’ı. Umulur ki insanlar o kitaba tabi olunca dünya ve âhirette Allah’ın rahmetine nail olurlar: «indirdiğimiz hu Kur’an da feyz kaynağı bir kitabdır. Artık buna tabi olun ve kötülükten kaçının ki merhamet olunası-
nız»...
Gerçekten bu Kitab’ı Mübîn, Arap’lar için bir hüccet. olarak inmişti. Ta ki «Yahudi ve Hıristiyanlara indirilmiş olan kitapların benzer bir kitap bize indirilmedi. Şayet bize de onlara verilen kitaplar gibi bir kitap verilmiş olsaydı, biz onlardan daha doğru yolda olurduk.» demesinler. İşte onlara da bir kitap iniyor. Ve onların ileri sürecekleri bu hücceti kesip atıyor. Bundan sonra da tekzip edenler, Allah’ın elim azabına müstahak oluyorlar. «Bu kitabı
“Bizden önceki topluluğa kitap indirildi bizim onlarınkinden haberimiz yok” dememeniz, Veya: “Bize kitap indirilseydl onlardan daha doğru yolda olurduk” demekten sakınmanız için indirildi. I•»■ te; size Rabbinizdcn apaçık bir hüccet, bir hidayet, bir rıılınıH «« I miştir. Artık Allah’ın âyetlerinden yüz çevirenleri, yüz çevirme lerinden ötürü, yaman bir azab ile cezalandıracağız.
Bu kitabın inmesiyle onların hücceti de son bulmuş ulııyui Ne var ki onlar hâlâ Allah’a şirk koşuyorlar, kendilerhalı n luı kümler koyuyor ve onları Allah’ın şeriatı olarak kabul ediyorlar. Halbuki Allah’ın kitabı ellerinde bulunuyor ve iftira olarak »ov İn diklerinin hiçbirisi o Mübarek Kitap’da yer almıyor. Onlatı u İmla bu kitabı tasdik edip ona tabi olmak için mucize ve harikalar lı«l«>|»
ediyorlar, şayet bu istedikleri mucize ve harikalar gol en • k ula a 11
sonra da en büyük hüküm gelecekti: «Onlar kendilerine melekle rin gelmesini mi yoksa Rabbinin gelmesini mi yıılnıl Kalitelinden bir takım mucizelerin gelmesini mi bekliyorlar? Kahininin İm la kim mucizeleri geldiği gün, insan daha önce îımın etmeıııiıjHe veya ismiyle bir iyilik kazanmışsa, îmanı ona fayda vermez. Oııhıın! “Bekleyin, doğrusu biz de bekliyoruz” de.»
Mesele bu noktaya gelince Allah’ü Taâlâ yüce peygamberiyle tevhid akidesine uymayan diğer milletlerin arasını kesin şekilde ayırıyor. Ve onların durumunun Allah’a ait olduğunu, onlar kon di adaleti ve rahmeti uyarınca hesaba çekip cezalandıracağını İfa de ediyor: «Fırka fırka olup dinlerini parçalayanlarla seııin lılçhb ilişiğin olamaz. Onların işi Allah’a kalmıştır. Yaptıklarını O keıı dilerine sonra bildirecektir.» «Kim ortaya bir iyilik koyamıı oıııı on katı verilir; ortaya hir kötülük koyan ise ancak misliyle ceza bindirilir; Onlar (ila bıııılar da) haksızlığa uğratılmazlar.»
İşte bu noktada, bu bölümün son teması yer alıyor. Zaten bu
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder