27 Mayıs 2016 Cuma

Ey Âdem oğulları, her mescide güzel elbiselerinizi giyinerek gidin, yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü Allah müsrifleri sevmez.»

GÜZEL NİMETLERDEN İSTİFADE

Geçilmesi mukadder olan bu yoldaki uzun yolculuğun öteki bölümüne geçmeden önce yapılmış olan duraklama sırasında 
« insanoğlu»na yeniden çağrıda bulunularak:

31 Ey Âdem oğulları, her mescide güzel elbiselerinizi giyinerek gidin, yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü Allah müsrifleri sevmez.»

32 — De ki: «Allah’ın kulları için yarattığı ziynet ve temiz rızıkları kim haram etmiş? Bunlar, dünya hayatında îman edenlerindir. Kıyamet gününde ise sadece onlar içindir.» Bilen kimseler için âyetlerimizi böylece uzun uzun açıklıyoruz.

33 — De ki: «Rabbim sadece, açık ve gizli fenalıkları, günahı, haksız yere tecavüzü, hakkında hiç bir delil indirmediği şeyi Allah’a ortak koşmanızı, Allah’a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır.»

Burada akîde ile ilgili temel gerçekler, özellikle o devirdeki arap müşriklerin durumu ve umumî olarak ta dünya hayatı boyuncu insanoğlunun karşılaşacağı durumlar dikkate alınarak, teyit ve tekrar edilmiştir.

Yine burada hakikatlerin en belirgin olanı: Allah’ın kanunlarına müracaat etmeden, O’nun kulları için yarattığı güzel rızıkları kendi kendilerine haram kılmış olmalarıyla şirk (Allah’a ortak koşmak) arasında kurulan bağlantıdır. Şirk, bilmedikleri şeyi Allah’ın üzerine atıp «bu Allah’tandır» diyerek, helâlı haram kılanların doğrudan doğruya vasfı olmaktadır.

Allah, insanları elbiseyle ziynetlenmeye. davet ediyor. Onların elbiseyi yasakladıkları ve çıplak olarak yaptıkları tavaf dahil, her ibadet esnasında bunun böyle olmasını istiyor. Esasen elbise Allah tarafından kullarına nîmet olarak gönderilmiştir. Neyi gönderdi ve nasıl emrettiyse o şekilde ibadet etmeleri gerekirdi. Soyunmak ve fenalıklara koyulmakla değil...

«Ey Âdem oğulları, her mescide güzel elbiselerinizi giyinerek
gidin.»

Ayrıca Allahü Teâlâ israf etmemek kaydıyla güzel yiyecek ve güzel içeceklerden istifade etmelerini emrediyor.
«Yeyin için fakat israf etmeyin. Çünkü Allah müsrifleri sevmez.»

Öğrenildiğine göre elbise konusunda mesnetsiz yasaklamaları gibi yiyecekler konusunda da yapmışlardı. Kureyş’in uydurduğu bidatlerden biri de buydu.

Sûhihi müslimde Hişam’ın Urve ’den, U r v e ’nin do imhasından naklettiği bir rivâyet vardır. Bu rivâyete göre:

Kureyşlilerin dışında kalan araplar Kâbeyi çıplak tavaf edeı lei'dl, Yalnız Kureyşlilerin elbise verdikleri müstesna erkekler n lıokltre, kadınlar kadınlara elbiselerini verirlerdi. Herkes A ı a I a t ıı çıktığı vakit Kureyşliler müzdelife de kalırlar ve: «İli/ İni» rcın ehliyiz araplara bizim elbisemizi giyinmeden tavaf etmeli y>< kışına/, Ilizim ülkemize gelenler ancak bizim yemeğimizi yiyolılllı loı » derlerdi. Onların Mekke’de emânet elbise alacağı bir arlında yi veya elbise kiralayacak parası yoksa Kâbeyi ya çıplak yahni da İtendi elbisesiyle tavaf ederlerdi. Ancak tavaftan sonra bu elbiseyi çıkarıp atar ve bir daha da kimse, «ATIK» denilen bu elbiseye dn lııııımazdı.

K u r t u b î’nin «Ahkâm el-Kur’an» adlı tefsirinde «(’alilli-yol devrinde araplar hac günlerinde etli yemek yemezler, İm sil yİ yereklerle idare ederler ve tavafı çıplak yaparlardı» deniyor Mu

sebeple onlara:

«ICy Ad eni oğulları, her mescide güzel elbiselerinizi glylıtoırlı Mlıllıı. Yiyin için fakat israf etmeyin» emri verilmiştir Yani, hatam

t ılınmayan nimetleri haram kılma mevzuunda İsrafa gitmeyiniz isaf, helâlı haram saymakla olabileceği gibi, haddi tecavüz etmekle de olabilir. Aslında her ikisi de haddi tecavüzdür. Ihı da blı do (jetlondtrnıc şeklidir, o da... Âyette, güzel yiyecek ve glyerekleı den faydalaııdmasına, her mescide gidilirken güzel elbiselerin glyl nllıneitlne dair vaki olan dâvetle yetinilmemiş, Allah’ın kığları için lisan buyurduğu güzel rızık ve elbiselerin —kulların görünüşüne ıf• m e kısıtlanamıyacağı ifade buyrulmuştur. Zira bir şeyin ha

• on m ya helâl kılınması ancak İlâhî düstur ile mümkündür.

«Ih- İti: Allnlı'm kulları için ynruttığı ziynet ve temiz rızıklıın I* ün hamın etmiş?»

1'1/ıılAI II' Kııı'ım, Cl U I1' t

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder