141 — Çardaklı ve çardaksız cennet gibi bağlan vücuda getireli Allah’dır. Tadları çeşitli ekin ve hurmaları, zeytin ve narı
birbirine benzer ve benzemez şekilde — yaratan O’dur. Mahsul verdiği zaman mahsulünden yeyin, devşirildiği ve toplandığı zamanda hakkını verin. İsraf etmeyin çünkü Allah müsrifleri sevmez.
142 — Develeri de yük ve kesim hayvanı olarak yaratan Al-lııh'dır. Allah’ın size verdiği rızıktan yeyin, şeytana ayak uydurmayın. O size apaçık bir düşmandır.
Gerçekten de bu cennetleri başlangıçta yaratan Alluh; ölüden
diriyi de yaratandır. Bu cennetlerden bir kısmı insan eliyle yapılmış olan çardaklarla ve duvarlarla süslüdür. Bir kısmında da yer den yetişen nebatlar vardır. Hiçbir insan eli dokunmadan ve dii/'tı vermeden kendiliğinden gelişir o nebatlar. Muhtelif şekillerde, renk lerde ve tatlardaki ekinleri ve hurmaları yaratan Allah’dır. Mi «birine benzeyen ve benzemeyen tarzda ayrı ayrı sınıflarda zeylin la nesi ve narı da halk eden O’dur. Bu Allah’dır ki o hayvanini dan bir kısmını yük taşıyıcı olarak yaratmıştır. Ayakları yüksektir, en .i|Mi-yükleri bile taşır. Bir kısmının da yününden istifade etmek için da ha küçük olarak halketmiştir.
Hiç şüphesiz ki yeryüzüne hayat imkânını bahşeden, bayalı da bu derece mütenevvi yaratan ve insanın yeryüzündeki yaşayışlını uygun vazifelerle donatan O’dur. Şu halde bu gerçeklerle dolu ayet» ler muvacehesinde, insanlar gerek hayvanlar,
mallar konusunda nasıl olur da Allah’dan başk vurabilirler?.. Bunun için Kur’an-ı Kerîm sad
bulunuyor. Böylece konuyu insanların hayatında hâkimiyet İmimi« sunda tek başına Allah’ı tanımanın zaruretine dair bir delil nktiali kullanıyor. Zira yaratan ve tek başına rızkı teminat altına al m /a tın elbetteki tek başına hüküm ve hâkimiyet sahibi olınım e. m lıiı Bu konuda hiçbir münakaşa zemini yoktur. Bu nöklada a m bil me ve ekinlerle dolu ulu "bir sahne sunuyor. Hayvanlın la 111>111 ılı nede ise Allah’ın bu konudaki nimetleri dile getiııllym ' 1 ellikle bu tesirler ihtiva eden gerçekler yığını daha önce ülı'ıhivH da« >•> bahis mevzuu edilirken zikredilmiş olduğu gibi bu kmv <l> ı d ı miyet dâvası sadet olarak alınan hususda varid oluyor Ve bm m> da o dâva gibi İslâm akidesinde aynı özelliklere sahip oldu.-ı ı! «■ l* edilmiş oluyor. Ne var ki meyveler ve ekinlerden söz edibi lo n tı ifade kullanılıyor:
«Mahsul verdiği zaman mahsulünden yeyin. Devsinldii v» toplandığı zaman da hakkını verin. İsraf etmeyin, çünkii Allııb ıım rifleri sevmez»...
Toplandığı zaman da hakkını verin emrinden dolayı biı ı ıl en rivayetler bu âyeti kerîmenin Medine ’de nazil uldııp.ıııııı d redirler. Halbuki bir sûrenin giriş kısmında demiştik ki: l >u nvd
bir ihsan şekli olan rızkın mahiyeti üzerinde
Kesinlikle sen sevdiğini kılavuzlanan doğru yola iletemezsin; ama Allah dilediğine doğru yolu gösterir ve O, kılavuzlanan doğru yolu kabullenecek olanları daha iyi bilir. 56
YanıtlaSilhttps://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=813631972421539&id=100013242319421