«Şüphesiz ki kim bir canlıyı bir başka canlıyla kısas yapmaksızın öldürürse veya yeryüzünde bozgunculuk yaparsa bütün insanları öldürmüş gibidir. Kim de bir canlıyı diriltirse bütün insanları diriltmiş gibidir»..>
Aslında cana tecavüz hayat hakkına tecavüzdür. Dolayısıyla da bilumum beşeriyetin canına tecavüzdür. İşte bu temel kaideye dayanarak Hak Taâlâ cana kıymayı yasaklamıştır. Bu arada İslam diyarında yaşayan İslâm cemaatı için de cana kıyma hususunda teminatlar vermiştir. Her kişinin rahatça çalışması, hayatından emin olmak verimi artırması ve kimsenin hakkına tecavüz etmemesi Karanti altına alınmıştır. Cana bedel olarak alınacak hak hususunu da Allah kendi şeriatında açıkça bildirmiş ve fertlerin ölçü ve teviline bırakmamıştır. Şu kadar var ki bu hükümler sadece söylenmek için zikredilmiş değildir. Müslüman devletin hâkim olması ve Allah’ın hükmünü tatbik edecek güce sahip bulunması için beyan edilmiştir. Bu bölümün İslâm’ın hareket ve gelişme metodunun mahiyeti üzerinde yaptığımız tarif hususunda kendisine has bir değeri vardır. Hatta cemiyet hayatının temel kaideleri olan bu hükümleri Kur'an-ı Mübîn amelî münasebeti yönünden birbirinden ayırmıştır. Ayeti kerîme bu mükellefiyet ve haramları açıklamayı bitirmeden önce bu bölümle daha önce geçen Allah’ın emir ve İlmiyelerini belirten bölüm arasını şu hükmüyle ayırıyor:
«Allah bunları size düşünesiniz diye buyurmaktadır»...
Ihı bölüm Kur’an’ın metoduna tıpatıp uymaktadır. Kur’an liri emri ve nehyi doğrudan doğruya Allah’a bağlar. Maksad da ininin lur için emir ve nehiy yetkisinin sadece Allah’a ait olduğunu belirtmektir. Emir ve nehiyleri insanların vicdanında ağırlığı bubimin bu. ana noktaya bağlamaktır. Bu arada âyeti kerîmede dü-ıınreye dair de bir işaret yer almaktadır. Akıl emir ve nehiy kaymışının insanların hükmüne kulluk ettiği tek bir mercide toplanın,ı:,mı gerektirmektedir. Gerek bu, gerekse o ilk bölümdeki teca-ıııiNtın ötesinde ikinci bölümde de bir tecanüsü sağlamaktadır. Ve All.ıb'ıı Taâlâ bu hususu bir âyette, öbür hususu da başka âyette brv.ın ederek aralarında bu derin tesiri vazetmektedir:
\
«Yetim; ergenlik çağına erişinceye kadar en iyi şeklin dinin da malına yaklaşmayın»...
Yetim kendisini koruyan anne ve babasını kaybetmeni yürün den cemiyet içerisinde zayıflığın timsalidir. Binaenaleyh onun n\ yıflığı müslüman cemaate de tesir eder. Çünkü İslâm; içlinin! ııl/.tı mini sosyal dayanışma esasına göre tanzim eder. Halbuki cahili» yet devri Arap cemiyetinde yetim en çok horlanan kişiydi Km' an-ı Kerîm’de yetimlerle ilgili hükümlerin çokluğu ve çeşitliliği, bazen de ağırlığı o günkü cemiyette yetim hakkının yenmesinin yaygınlaştığını ifade eder. Bunun için Allah bu âyeti kerimeler» le yetimi bir efendi mevkiine getirmiş ve bir yetim olan yüce l'*’V gaınber’e varlıklar âleminde en şerefli ve yüce mevkii IhNim elmiş tir. Çünkü onu bütün insanlığa risalet yükünü taşıyan bir elçi kıl* mış ve yetimi korumayı Allah’ın gönderdiği bu dinin temel udu bmdan sayarak aşağıdaki hükmü belirtmiştir:
«Yetim erginlik çağma erişinceye kadar en iyi şeklin dışında malına yaklaşmayın»...
Yetime bakan kişi yetimin malına en iyi şekli ile bnkımdıdıı Malını koruması, geliştirmesi ve yetim buluğ çağma erişilin I" o dişine olgun ve mükemmel şekli ile teslim etmesi gerekli IInyU ce cemiyet kendi bünyesine faydalı bir uzuv daha eklemiş uhıı V•* ona bütün hakkını tamamen tevdi etmiş olur. Bu arada buluğ çaflı veya erginlik çağı üzerinde fıkhî ihtilaf vardır A !> d ıı ı ^rahman İbni Zeyd ve İmam Malik 'e güle ■ erginlik çağıdır. Ebu Hanife’ye göre ise erginlik çağı ■4 yetimler için yirmibeş yaştır. S ü d d î bu yu.şı otuz olmak ka \bul eder. M e d i n e ’ li fakihlere göre de bu, hem olgunluk çağı, hem de rüya görmeye başladığı çağdır diye belirtilir
«Ölçüyü ve tartıyı doğru yapın. Biz kişiye ancak gücünün yc teceği kadar yükleriz.»...
Bu da insanlar arası ticarî mübadelelerde gözetilmesi g« "’ ken bir husustur. Ancak âyeti kerîme bunu da akideye baglıyoı Çünkü bu dinde muamele ile akide arasında kuvvetli bııglııı mi’v cuttur. Ve bunları belirten, buyurun da Allah’tır. İşti- bu ııokiadı Ulûhiyat meselesi ile kulluk meselesi birbirine baglunıyoı İlıkmI
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder