7 Mayıs 2016 Cumartesi

Allah dileseydi bunların faaliyet icra etmemelerini temin ederdi. İnatçılık yapmamalarını, şerre tevessül etmemelerini, peygamberlere düşmanlık yapmamalarını, müminlere eziyet etmemelerini ve insanları Allah yolundan sapıtmamalarını temin ederdi. Ayrıca onları zorla hidayete erdirmeğe de kadirdir. Şayet onlar hidayete yönelseler Allah onlara yardımcı olur Fakat onları bir ihtiyar içerisinde bırakıyor, meşiyeti ve taktiri , mucibince Allah dostlarına eziyet edebilmek için müsaade ediyor. Kendi dostlarının Allah düşmanları vasıtasıyla imtihan edilmelerini takdir buyuruyor. Ayrıca düşmanlarını da onlara Ihsan ellini bu derece kudret ve ihtiyar hakkı ile deniyor. Öyleyse bunlar Allah dostlarına yine Allah’ın takdir ettiğinden başka eziyet yapamaz1ar:

Cinlerden şeytan olanlara gelince — bütün cinlerle birlikte — bunlar Allah’ın gayb perdesine bürüdüğü bilinmezlikler âleminden bir âlemdir. Allah'ın bize bildirdiğinden başka hiçbir şey bilmiyoruz onlara dair. Şüphesiz ki gaybın anahtarları Allah’ın nezdindedir ve ondan başka kimse bilmez orasını. Kâinatımızda insandan başka veya yeryüzünde bilinen canlı türlerinden ayrı varlıkların bulunması mevzuuna gelince... Biz diyoruz ki prensip bakımından Allah’ın ondan söz etmesi münasebetiyle hepsine inanırız. Ve Allah’ın takdir ettiği hudutlar dahilinde gelen haberleri tasdik ederiz. Ama bu konularda Allah’ın belirttiklerini inkâr etmek için •ilim» maskesine bürünenlerin neye dayandıklarını bilmiyoruz, Onların beşerî bilgileri henüz gezegenimizde yaşayan canlıla-ı m bütün türlerini bildiğini iddia etmiyor. Ayrıca modern ilimleri başka yıldızlarda ve gök cisimlerinde nelerin olduğundan da haberdar değil. Yeryüzünde mevcud olan hayat şeklinin diğer gezegenlerde ve yıldızlarda bulunup bulunmayacağı hususunda ser-dcdilen sözler tamamen faraziyelerden ibaret. Bu faraziyeler ise »a .ılık edilmiş olsalar bile başka hayat şekline sahip veya başka bir 1 uılı türünün kâinatımızın bilinmeyen noktalarında yaşamış olma-' ıııııı mümkün olduğunu reddetmez. Çünkü hâlâ başka dünyalardım fazla birşey bilmiyoruz. Şu halde ilim adına birisinin kalkıp başka dünyalarda canlı varlıkların bulunmasını reddetmesi tamamım şımarıklık ve edepsizlik olur.

Cin adı verilen bu mahlukların tabiatı meselesine gelince in-lumhudan şeytanlık edenler gibi cinlerden de şeytanlık edip iblis vı* /Üı ı lyeti gibi şerre tevessül eden bu meçhul varlıklara gelince... Cin adı verilen bu varlıklarla ilgili biz pek birşey bilmiyoruz. Sadece Allah ve Resulün’den gelen sadık haberler var önümüzde.

Mu haberlere göre biliyoruz ki cinler ateşten yaratılmışlardır. Ve hem yeryüzünde, hem yeryüzünün içinde, hem de dış âlemde yaşama kudretine sahiptirler. Ayrıca bu sahalarda insanların malık olduğundan daha seri- vasıtalarla hareket gücüne maliktirler. Cininden bir kısmı salih ve mümindir. Bir kısmı ise inatçı, şey-bııılaıılır. Onlar insanoğlunu görürler, fakat insanoğulları onların a .Iı şekillerini göremezler. Nice yaratıklar var ki insanları görür-l» ı de, insanlar oıılurm farkında değildirler. Cinlerden şeytan olun

kısımları insanoğlunu sapıtmak ve aldatmak için musallat olur, lar. İnsanı vesveseye düşürür ve farkına varmadığımız metotlarla insan zihnine çeşitli duygular verebilirler. Fakat Allah’ı anan Kur, — çek müminler üzerinde bu şeytanların hâkimiyeti yoktur. Şayian \ müminle beraber iken, mümin Allah’ı anınca hemen kaçar ve tu-vışır. Ama mümin gaflete düşerse gelir ve onu vesveselendiılr 1,1 u rası bir gerçek ki Allah’ı anan mümin şeytanın zayıf hilesinden çok daha kuvvetlidir. Cinler âlemide insanlar âlemi gibi haşrolunııı laı, hesaba çekilirler, tıpkı insan cinsi gibi bir kısmı cennete, bir kın* mı da cehenneme gider. Cinler meleklerle mukayese edildiği /m* man zayıf yaratıklar olduğu belirir. Onların hiçbir güç ve kudi'Hl yoktur. Bu âyetten de öğreniyoruz ki Allah’ü Taâlâ her prygnn». bere karşı insanların ve cinlerin şeytanlarmdan düşmanlnı halk» etmiştir...

Ve hiç şüphesiz ki Allah dileseydi bunların faaliyet icra etmemelerini temin ederdi. İnatçılık yapmamalarını, şerre tevessül etmemelerini, peygamberlere düşmanlık yapmamalarını, müminlere eziyet etmemelerini ve insanları Allah yolundan sapıtmamalarını temin ederdi. Ayrıca onları zorla hidayete erdirmeğe de kadirdir. Şayet onlar hidayete yönelseler Allah onlara yardımcı olur Fakat onları bir ihtiyar içerisinde bırakıyor, meşiyeti ve taktiri , mucibince Allah dostlarına eziyet edebilmek için müsaade ediyor. Kendi dostlarının Allah düşmanları vasıtasıyla imtihan edilmelerini takdir buyuruyor. Ayrıca düşmanlarını da onlara Ihsan ellini bu derece kudret ve ihtiyar hakkı ile deniyor. Öyleyse bunlar Allah dostlarına yine Allah’ın takdir ettiğinden başka eziyet yapamaz1ar:

^ «Şayet Allah dileseydi bunu yapmazlardı»...

HÜLASA

Bu prensiplerden ne gibi hususlar çıkıyor karşımıza? Kınanı özetleyelim:

1 — Evvel emirde şu gerçek ortaya çıkıyor: Her peygnınhen düşmanlık yapanlar, her peygamberin izinde gidenlere karşı dil. ı le Bunlar «şey tanlardır«... İnsanlardan ve cinlerden şeytan

ur grubunun, hepsi do bir tek vazife İcra etmektedirler. Hepsi bu

1 yorum:

  1. https://bredahollanda.blogspot.com/2019/07/de-ki-bana-vahyedildi-ki-suphesiz.html

    YanıtlaSil