26 Mayıs 2016 Perşembe

Allah İnsanlardan bir kısmını dogru yola eriştirdi, fakat bir kısmı da sapıklığı haketti. Çünkü bunlar Allah’ı bırakıp şeytanları dost edinmiş ve kendilerini doğru yolda sanmışlardı.

Allah İnsanlardan bir kısmını dogru yola eriştirdi, fakat bir kısmı da sapıklığı haketti. Çünkü bunlar Allah’ı bırakıp şeytanları dost edinmiş ve kendilerini doğru yolda sanmışlardı.

31 — Ey Âdemoğulları, her mescide güzel elbiselerinizi giyinerek gidin, yeyin için fakat israf etmeyin. Çünkü Allah müsrifleri sevmez.

32 — De ki: «Allah’ın kulları için yarattığı ziynet ve temiz rızıkları kim haram etmiş? Bunlar, dünya hayatında îman edenlerindir. Kıyamet gününde ise sadece onlar içindir.» Bilen kimseler için Ayetlerimizi böylece uzun uzun açıklıyoruz.

33 — De ki: «Rabbim sadece, açık ve gizli fenalıkları, günahı, haksız yere tecavüzü, hakkında hiçbir delil indirmediği şeyi Allah’a ortak koşmanızı, Allah’a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır.»

34 — Her ümmetin mukadder bir eceli vardır. Vakitleri dolunca ne bir saat geri bırakabilirler, ne de öne alabilirler.

SAVAŞLA YÜZYÜZE

Burada, sûrenin devamı boyunca rastladığımız duraklardan biri var Beşeriyetin uzun hikâyesinin birinci bölümünden sonra uzun bir duraklama. Sanki: Bu uzun seferin öteki merhalelerine ayak basmadan önce, geçtiğimiz merhaledeki ibretengîz mevzular üzerinde şöyle bir duralım; denilmek isteniyor.

Şeytanla insan arasında beliren büyük savaş üzerindeki bu duraklama, şeytanın nüfuz edeceği menfezleri kapamak, kullanacağı metoda karşı tedbir almak, çeşitli şekil ve suretlerde ortaya çıkan ve yıkacak olan plân ve programını açıklamak içindir.

Lâkin Kur’an metodu herhangi bir emri korken sırf vazetmiş olmak için değil ancak kaim olan bir durumu düzeltmek için kor. Serdettiği kıssaların herbirisinde pratik Islâm hareketiyle ilgili bir nokta mevcuttur...

Daha önce de söylediğimiz gibi Kur’an sadece edebî zevk için kıssa îrad eylemez. Ve gerçeği de nazariye kabilinden ifade etmez.
İslamın gerçekliği ve ciddiyeti, Kuran âyetlerinin İslâmî hareket karşısında vukua gelen hadiselerin gerçeği olarak tecelli etmesini icabettirmiştir.

a— nt,mıiv<ıi dı.vıimlo vummoim olusu sûrenin bura-
mnda kıssanın bölünerek başka konuya geçilmesine vesile oluyor. Kut'pyy kabilesi, kendisi için diğer Arab müşriklerine nazaran üs-• nıı bh Imk iddiasında bulunuyordu da. Kureyşliler puthane haline getirdikleri Kâbeye aynı zamanda bakıyorlardı. Bunun için ken-d d ar! no ö/.el bir isim buldular «Humus» veya «A hm esi».. Ayrını İmtiyazlı bir takım haklar elde ettiler. Bu haklara meşruiyet kazandırmak için de — cahiliyet devirlerinde hemen hemen idareyi •'linde tutan herkesin yaptığı gibi— dinî bir veçhe vermek iste-dlb'i Ilımlardan Kâbeyi tavafla ilgili olanı şöyleydi: Kâbeyi normal elbiseleriyle ancak Kureyşliler Ahmesîler tavaf ede-bidı İn ılı Diğer arablara gelince onlar önceden kullanmış oldukları nlhlaeylc tavaf edemezlerdi. Tavaf edebilmeleri için ya elbiseli ini yenilemeleri gerekirdi veya Ahmesîler den kiralık cl-ld«e abıİMrdı. Yahutta —kadınları dahil— ta-" • ı çırılçıplak yaparlardı. Onlara göre tanı ı I'", |e emretmişti.

İlmi Keıdr tefsirinde der ki: Kureyş kabilesi hariç araplar kullanılmış elbiseyle Kâbeyi tavaf etmezlerdi. Böylece güya günah işbu kon il/erlerinde bulunan elbiseyle tavaf etmemiş olurlardı. Ku-' lıb • Ahmesîler— aynı elbiseleriyle tavaf yaparlardı Vimimin yeni elbise bulunduran kimse bu elbiseyle, tavaf yapardı flıının ılıt ulardı, kimse bu elbiseye sahib olamazdı. Kureyşliler-d» m elbise kiralamış olanlar da tavaflarını yaparlardı. Yeni elbise-•l bulunmayım veya Kureyşlilerden elbise alamayan kimse çıblak ‘‘" 'd ederdi Çoğu zaman kadınlar da çıblak tavaf ederlerdi. Sade* « m vı et yel lerine birşey koyarak kısmen setretmiş olurlardı. Da-•' ’ ' "•• kadınlar tavafı geceye rastlatırlar ve çıblak yaparlardı. Atabil ı bunları uydurmuştu. Onlar da atalarından gördüklerini yapı-ı "i İmi ılı Atalarının yaptıklarına, İlâhî emre ve şeriate dayanıyor dive İnamı laıdı İşte Allahü Teâlâ bu âyetiyle o geleneği reddedi-

1 (ıdııı blı fenalık yaptıkları zamıın, babalarımızı bu yolda bulduk A Ilıdı la bize bıııııı emretti, derler.» Bu iddianın sahiplerine de-b i l ••Allah fenalığı emretmez» yani sizin yaptığınız fuhşiyata Al-bd» ıı ı ||llrıli'iııi(7„ ••İtilmediğini/, şeyi Allah’ın üzerine mi utıyor-biiimiz m dişıı nlıığundutı emin olmadan bir takım sözleri (iftiraları)

1 yorum:

  1. Allah İnsanlardan bir kısmını dogru yola eriştirdi, fakat bir kısmı da sapıklığı haketti. Çünkü bunlar Allah’ı bırakıp şeytanları dost edinmiş ve kendilerini doğru yolda sanmışlardı.
    https://www.facebook.com/photo.php?fbid=354922174959190&set=a.147226759062067.1073741828.100013242319421&type=3&theater

    YanıtlaSil