İŞTE BİR BİLGİN
İşte bir Amerikalı bilginin sözleri: Kanada ’da Manitoba Üniversitesi biyoloji ve tabiat profesörü ve Kornel Üniversitesinde doktorasını yapmış olan Frank-Allen «Kâinatın doğuşu tesadüf eseri midir?» adlı makalesinde şöyle diyor:
«Şayet hayat bir hikmete mebni olarak eski bir projeye göre doğmamışsa elbette tesadüf eseri doğmuş olması gerekir. Öyleyse bu tesadüf neden ibarettir? Nasıl bir şeydir? İyice düşünelim. Görelim bakalım. Bir tesadüf eseri hayat nasıl meydana geliyor. Mutlak sağlam olduğuna kanaat getirilen hükümler bulunamadığı vakit tesadüf ve ihtimal nazariyeleri riyazi katiyet bakımından daha geniş bir sahada tatbik imkânı budur. Ve bu nazariyeler karşımıza doğruya en yakın olan hükümleri getirirler. Ancak bu hükümlerde her zaman hata ihtimalini de göz önünde bulundurmak gerekir. Riyazi yönden ihtimal ve tesadüf nazariyesi üzerinde yapılan etütler o kadar mesafeler kat etmiştir ki artık biz bugün bir takım hadiseleri daha önceden haber verebilecek duruma gelmiş bulunuyoruz. Ve bunu söylerkende tesadüfe binaen konuşuyoruz.
Ve zaten o vakaları bir başka metotla açıklayacak güçte de değiliz. Yine bu etütlerin gelişmesi sayesinde biz az veya çok tesadüf <• ri meydana gelmesi mümkün olan hadiselerle tesadüfen vuku bul ması imkân dışı hadiseleri ayırabiliyoruz. Şu kadar var ki muoy yen bir zaman dahilinde bu hadiselerin vuku bulma ihtimalini lir sap edemiyoruz. Şu anda hayat problemi mevzuunda tesadüfün ti«’ derece rol oynamış olabileceğini biraz daha dikkatlice araştıralım Bütün canlı hücrelerin esas yapısını teşkil eden proteini«t I» elementten meydana gelir. Bunlar da karbon, hidrojen, nitrojt’iı, oksijen, kükürtden ibaretir. Bir tek elementte bulunan atom unyı sı bazen kırk bine kadar ulaşıyor. Tabiatta bulunan kimyevi ele. mentlerin sayısı doksan iki olduğuna, ve bu elementlerin hepal gr lişi güzel dağıtılmış bulunduğuna göre 1 bu beş elementin lılı protein parçasını meydana getirmek için birleşme ihtimalini hranp etmek gayet tabii ki mümkündür. Bir protein parçasının teşekkül edebilmesi için hangi maddelerin kimyevî reaksiyona girmeni rektiğini hesap etmek kolaydır. Ayrıca bu tek bir unsurun pni't}«« lan arasındaki birleşimin meydana gelmesi için gerekli //mumm miktarımda bilmek icap eder. İsviçreli büyük matematik lül m İni Charles Yugin bütün bu amilleri hesap etmeye kalkışmış vr m m düf yoluyla bir protein parçasının teşekkülü için mümkün «»İmi» fırsatın ancak 10X160/1 olduğunu görmüştür. Yani tesadüf lıııkrt* mn on rakamının yüz altmış kere çarpımının bire bölümü gibi İm oran nispetinde mümkün olabileceğini ve bu rakamın da ılad'1
edilmesinin imkân harici olup onu anlatacak kelimeleı m IIm
da bulunmadığını belirtmiştir. Bu kimyevi oluşumun tesadüf v luyla bir protein parçasını meydana getirecek şekildi' tıv.' kt.ol
1. Bizim İslâmî düşüncemize göre varlıklar âleminde tesadüf diye bir şeyin yeri V'llm Allah’ü Taâlâ kendi takdirine göre her şeyi yaratır. «Biz her şeyi bir ölçü ılıılılliıııle İnilin I tik». Ayrıca kâinat’ta değişmeyen bir takım kanunlar vardır ki, bıınlııııı »llnnrtlıMalı adı verilir. Bu kanunlar tatbik edildiği vakit hepsi bir ölçü içerisinde ccreynıı edı ı Otomatik bir zarûret bahis mevzuu değildir. Ayrıca Allah'ın ölçüsü o kantınİNrın d» dışına çıkabilir. Fakat bu özel hallerde ve muayyen scbcblcrc binaen olııı Umumi kâinat kanunları ve fevkalâde hallerin, her ikisi de hususî bir takdir çerçevesi dıılu ünde cereyun eder. Biz bu bilginlerin sözünü burdu iktibas ederken söylettik l< n y\ Icıin hepsinin mutlak mıınıulu doğru olduğunu uygun buluyor da oıııııı için ık111>.ı•• ediyor değiliz. Ayrıca bizim İnancımıza göre kftiııaltıı gelişi güzel dağılım diye bir s yoktur, Allıtlı her şeyi yerli yerince belirli hiı ölçü ve plAıı dilbilimle dağılmışın
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder