En ince noktalarına kadar hesap edilerek tanzim edilmiştir bu kâinat. Bu kâinatın hayata elverişli olabilmesi için herşey plânlanmıştı. Yaşamanın çeşidi ve derecesi bir plâna göredir. Herşey bir kanun içerisinde olup, başı boş tesadüfün yeri yoktur bu kâinatta. Hatta onların tesadüf dedikleri şeyler bile Allah’ın bu kanunlarına uyup O’nun hesabına bağlıdırlar.
Yeryüzünde hayatın var oluşunu boş bir tesadüfe bağlayanlar, kâinatın belirli bir nizam içerisinde hareketini devam ettirdiğini kabul etmeyenler, kâinatın hayata imkân vermediğini hatta karşı koyduğunu ileri sürenler, bu nevî bir hayatın bulunduğu pek çok yıldızların mevcud olduğunu ileri sürenler... Bazen kendilerine bilgin süsü verenler... Bazen filozof pozuna bürünenler... Evet bütün bunlar münakaşaya bile değmez. Onlar kendi nefsî arzularının mahkûmiyeti altında hüküm veriyorlar. Kendilerinin koydukları bilgilerin neticelerini bile göz önünde bulundurmuyorlar. İnsan onların hayatını okuduğu zaman gerçeklerle yüz yüze gelmemek için nasıl kaçtıklarını ve kendilerinden önce geçenlerin gerçeklerle karşılaşmamak için nasıl çırpındıklarını bizzat görüyor. Haddi zatında onlar varlığının, birliğinin ve mutlak kudretinin delillerini her yerde gördükleri Allah gerçeği ile karşılaşmaktan kaçıyorlar. Ama onlar bu gerçekle karşılaşmamak için hangi yolu tutup firar etseler aynı yolun sonunda Allah’ın mutlak kudretiyle karşı karşıya geliyorlar. Ve gülünç bir gerçek içerisinde bir başka çıkmaza sapıyorlar. Ama o yolun da sonunda yine Allah gerçeği ile karşı karşıya geliyorlar. Onlar gerçekten de zavallıdırlar. Miskinlerdir. Bir zamanlar kendilerini köle yapan kimsenin ve kilise ilâhının baskısından kaçtılar.
«Sanki ürkmüş yaban eşekleri aslandan kaçmaktadırlar» 1
Bu alışa geldikleri kaçış haline içinde yaşadığımız asrın başlarına kadar devam ettiler. Arkalarına bile dönüp bakmıyorlardı. Kilisenin halâ kendilerinin peşini takip edip, etmediğini görmek istemiyorlardı. Tık nefes kesilmişlerdi.
I. MitildcNNİr : 30-31.
Gerçekten de onlar son derece zavallı, miskinler güruluıdıı lar. Halbuki bugün bizzat kendi elleriyle elde ettikleri bllglln " lara şu suali tevcih ediyor: Nereye bu kaçış?... F r a n c AN' adlı fizik bilgini bir parçasını daha önce naklettiğimiz makalenin bir başka yerinde şöyle diyor:
«Yeryüzünün hayata elverişli oluşu çok çeşitli yönleıdnıd Ki bunu tesadüfe ve oldum olası var oluşla açıklamaya İnik Aıı V" tur. Dünyamız boşlukta ekseni etrafında dönen bir kümdü •' nun neticesi gece ile gündüz meydana gelir. Ayrıca yılda bil ke de güneşin çevresindeki yörüngesinde dönüşünü tamamlar II nun neticesi de mevsimler meydana gelir. Ki üzerinde yaıjudıJ mız yıldızın yaşayışa elverişli sahalarının çok olmasında laıtıi önemli bir fonksiyonu vardır. Güneşin çevresinde dönmesinin a rica yer yüzünde bitki çeşidinin çoğalmasında da tesiri büyükII Dünyanın çevresini üstten bir gaz küresi sarar. Hava dediğimi* I gaz küresinde hayata elverişli birleşikler yer alır. Bu gaz küıtnı yüksekliği aşağı yukarı 500 mile ulaşır.»
«Dünyamızın çevresini saran bu gaz kürenin keruıfell ha* son derece yükselir. Çünkü hergün dünyamıza doğru nanlyu otuz mil süratle yol alan milyonlarca öldürücü meteorlaı bu h küre içerisine düşerek parçalanırlar. Ayrıca gaz küresi dünyan hararetini hayata elverişli tarzda, münasip bir şekilde km m 1 su buharını okyanuslardan alarak yer kürenin içerisindeki . n n noktalara kadar götürür. Böylece oralarda da yağış imkânını lar. Ve bu sayede ölmüş olan toprak yeniden canlanır. Ayrını yu mur; tatlı suyun kaynağı hükmündedir de. Şayet yağının olu saydı yeryüzü hayattan eser görünmeyen bomboş çorak islej» çöllerden ibaret kalırdı. Bunun için diyoruz ki dünyamızın çevı sini saran atmosfer ve yeryüzünde mevcut olan okyanuslar, lal attaki denge çarkını temsil etmektedirler.»...
Kâinatta hayatın doğuşu ile ilgili İlmî deliller o kadar çok! ve tesadüfün imkânsızlığını açık bir dille ilân etmektedir. Nllek hayatın doğuşu, gelişmesi, devamı ve çeşitli şekiller alması p Allah’ü Taâlâ o kadar uygun bir ortam halketmiştir ki krtlnal pı jesinde yer alan bu uygunlukları saymakla bitirmek imkAnsızıl Yukarda bir fizik bilgininin söylediği husuların bir kısmını den
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder