19 Nisan 2016 Salı

AKIL VE VAHİY İLİŞKİSİ...

Beşer aklı vahiy çerçevesi dahilinde hareket ettiği takdirde dar sınırlar içerisinde kalmaz. Hududu genişler, sahası büyür. O takdirde bütünüyle mevcudatın içinde hareketine devam eder. Hem ruhları, hem pratik âlemi, hem de gayb ve şehadet âlemini ihtiva eden hayat sahnesinde... Vahiy insan aklını yanlış metodlardan, kötü değerlendirmelerden, eksik görüşlerden, şehvet ve arzuların meyline kapılmaktan başka hiçbir şeyden engellemez. Bütün bunlardan sonra da vahiy aklı devamlı harekete ve atılıma sevkeder. Allah’ın insanoğluna verdiği bu mühim ve büyük vasıtayı... aklı... Hak Taâlâ insana vahyin Rabbani hidayetin kontrolü altında çalışıp gelişmesi için vermiştir. Şu halde akıl dalâlete düşmemeli, haddini aşmamalıdır:

İDEAL CEMİYET

51 — Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları Kur’an’la uyar. Rablerinden başka bir dost ve aracıları yoktur. Umulur ki Allah’dan sakınalar.

52 — Sabah akşam, Rablerinin rızâsını isteyerek O’na yalvaranları kovma. Onların hesabından sana bir sorumluluk, senin hesabından da onlara bir sorumluluk yoktur ki onları kovarak zulmedenlerden olasın.

53 — Böylece, “aramızdan Allah bunlara mı iyilikte bulundu?” demeleri için onları birbiriyle denedik. Allah şükredenleri iyi bilen değil midir?

54 — Âyetlerimize îman edenler sana gelince, onlara: “Size selam olsun. Sizden kim bilmeyerek fenalık işler de arkasından tevile ve nefsini düzeltirse, Rabbiniz ona rahmet etmeyi kendi üzerine almıştır. O, G a f û r ’dur, Rahîm ’dir” de.

Aslında bu; İslâm akidesinin bir izzeti, yeryüzünün sahte değerlerinin üzerine yüklenişi, beşerin küçük ve önemsiz ihtimamlarından kurtuluşu demektir. Gerçekten Resulullah (S.A.) bu dini insanlara takdim ederken hiçbir şekilde süslü ve parlak göstermemekle, yeryüzünün değerlerinden birşeyler katarak ihtirasa sevketmemekle ve aldatıcılığa meyletmemekle emrolunmuştu. Bunun yanı sıra bütün dikkatini bu dâvetten istifade etmek isteyenlere yönetmek ve bu dâveti kabullenenlere hûlisane kucakları açmak,
onların gönlünü tek başına rızaî ilâhiyeye yöneltmekle emr  olunmuştu. Cahiliyyet cemiyetinin kalp değerlerinden hiçbir şeyine ağırlık vermemek, beşerin küçük ve önemsiz değer ölçülerini nazarı itibara almamakla emrolunmuştu:

«Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları Kur’ an’la uyar. Rablerinden başka bir dost ve aracıları yoktur. Umulur ki Allah’dan sakınalar»...

Rablerinin huzurunda haşrolunmalarmdan korkanları, km kı d onunla. O gün Hak’tan başka onlara yardım edecek bir dost ve İten dilerini kurtaracak bir şefaatçi yoktur. Çünkü Hak Taâlû’nın nazil pâkinde O’nun izni olmadan hiç kimsenin şefaati kabul olmaz I *« v gamber de o gün Hak Taâlâ’nın izninden sonra yine ancak Allalı'ıt şefaat edilmelerine rıza gösterdiği kimselere şefaat edebilir. I|t' kalplerinin derinliğinde o günün korkusunu hissedenlerin Allalmlaı başka ne bir dostları ne de bir yardımcıları vardır. Binaenaleyh mı ların korkutulmaya ve bu korkuya kulak vermeye, ondan fayılalmı maya daha çok ihtiyaçları vardır. Umulur ki âhiret gününde mm m kalmaları muhtemel olan Allah'ın azabından kendilerini alılmyaı al amellerle dünya hayatında korunabilsinler. Korkulmak ıııeııl Mm çekleri ortaya seren bir beyan ise, ilhamlarla dolu bir tenli’ gileüm de sahiptir. Bu beyanda onların neden korkmaları ve aakmııudm açıklandığı gibi kalplerini korunmaya ve sakınmaya İten le n lmdı yer almaktadır. Gerçekler gözleri önünde belirince sakınmakla mn rolundukları şeylere düşmezler bir daha:

«Sabah akşam, Rablerinin rızâsını isteyerek O’ııa yalvaranlar kovma»...

Kendilerini Allah’a adayanları, O’na kullukla yönelenleri, mı bah akşam O’nu çağıranları ve doğrudan doğruya Hak’kın rızanın arzu edenleri kovma... Hak’kııı rızasından başka hiçbir şeyi arzu el mcycnleri tardetme... Aslında bu bir feragat, bir sevgi ve eda| tarzıdır. Zira müminlerden bir kişi kulluk ve dua ile Allah'dan baş ka hiçbir kimseye yönelmez. Bunu yaparken de ancak herşeydon le nıgât ederek Allah’ın rızasını arzu eder. Allah’ın rızasını ar/.ıı edm keıı de ancak gönlünü onun sevgisiyle doldurursu bu rızaya ulaşa bilir. Binaenaleyh dua ve ibadetle sırf Allah’ın rızasını talep edm

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder