7 Nisan 2016 Perşembe

«O’na bir melek indirilmeli değil miydi? dediler. Bir melek indirmiş olsaydık, iş bitmiş olurdu da onlara göz bile açtırılmazdı.»...

Nitekim Kur’an-ı Kerîm melekler konulunda Arapların düştükleri sapıklıkların pek çoğunu ve putperest «'fsanelerini muhtelif yerlerde anlatmaktadır. Ve çoğu kere onların bu düşüncelerini serdettikten sonra İslâm hidayetine ermiş olanların doğru düşünebilmeleri için o inançları tashih ediyordu. Boylere gerek kâinatla, gerekse kâinatta var olan yaratıklarla ilgili; ııılislümanın doğru bilgilere sahip olması sağlanıyordu. Zaten bu yünüyle İslâm, vicdanları ve gönülleri en doğru yola sevkeden bir bir nizam olduğu gibi, gerek akılları ve duyguları, gerekse İçtimaî Inıyat sistemlerini en doğru tarzda ikâme eden bir nizamdır.

Kur’an-ı Kerîm Arapların cahiliyyet devri ile alâkalı cehalet ve sapıklıkları konusunda pek çok şeyler anlatmaktadır. Bir kere onlar, meleklerin Allah’ın çocukları olduğunu sanıyorlardı. Halbuki Allah’ü Taâlâ onlarm serdettikleri şeylerin hepsinden münezzeh-* İr Bu vasıfları itibariyle meleklerin Allah indinde şefaatçi olacaklarını ve şefaatlannın da reddedilmeyeceğini belirtiyorlardı. Hatla putlardan bazıları meleklerin birer rûmûzu mahiyetindeydi. Nitekim Allah’ın Resulüne eş olarak bir melek indirmesini arzu etliklerini ifade eden sözlerinde âyeti kerîme bunu anlatmaktadır.

Bu cahiliyyet devri Araplarının ilkel sapıklıklarını Kur’an-ı Kerîm muhtelif yerlerde tashih etmiştir. Nitekim N e c m sûresinde şöyle buyrulmuştur:

«Lât ve Uzza ’ya, üçüncü, sonuncu M e n a t ’a ne deriliniz? Erkekler sizin de, kadınlar onun mu? Hakikaten çok insafsızca bir taksim! Bunlar sizin ve atalarınızın taktıkları bir takım adlardan başka bir şey değil! Onlar Hak Taâlâ tarafından gönderilen hiç bir burhana dayanmazlar. Onlar ancak zanlara, nefislerinin uyduğu süfli arzulara tabi olurlar. Halbuki onlara Rableri tarafındım, doğru yolu gösteren rehber gelmiştir. Yoksa insan her umduğunu nail olur mu? Hayır, âhiret hayatı da, dünya hayatı da Allah’ın elindedir. Sonraki hayat ta, önceki hayat ta Allah’ındır. Göklerde nice melek vardır ki şefaatleri hiç bir fayda vermez. Meğer ki Allıılı dilediğine ve seçtiğine izin verdikten sonra ola. Âhirete inanmayanlar meleklere, dişilerin adlarını takarlar. Onların, bu sözleri,
Sûre : 6 En’am Sûresi

FlZILÂL-İL KUR’AN

93

hakkında hiç bir bilgileri yoktur. Onlar, zandan başka bir şeye uymuyorlar. Zan ise hakikata karşı hiç bir işe yaramaz.1

Ayrıca bu sûrei celîlede de üzerinde bahis mevzuu ettiğimiz şu iki âyet meleklerin tabiatı konusundaki .Arap zihniyetini tashih etmektedir:

«O’na bir melek indirilmeli değil miydi? dediler. Bir melek indirmiş olsaydık, iş bitmiş olurdu da onlara göz bile açtırılmazdı.»...

İşte meselenin bir yanı daha. Onlar bir melek indirilmesini istiyorlar. Ne var ki melek indirme konusunda Allah’ın değişmez kanunu, her zaman insanları yok etmek ve Allah’ın helak etme emrini yerine getirmek mevzuundadır. Zira melekler umumiyetle peygamberlerini inkâr eden toplulukları helak etmek üzere inmişlerdi. Şayet Hak Taâlâ putperest Arapların bu isteklerini yerine getirmiş olsaydı da melekleri indirseydi iş bitmiş olurdu ve felâketle neticelenirdi. Bundan sonra artık hiç bir mühletin gözetilmesi söz konusu olmazdı. İstedikleri bu mu onların? Bunu mu arzu ediyorlar? Halâ Allah'ın istedikleri felâketi vermemesinde tecelli eden rahmetini kavrayamıyorlar mı? İşte böylece durduruyor âyeti kertme onları. Allah’ın rahmeti ve hilmi karşısında yüzyüze getiriyor Ken di menfaatlarını bilmemeleri ve melek indirme konusunda Hakkın değişmez kanunlarını kavrayamayışları karşısında yüzleştiriyor. Bu cehaletleriyle onlar, kendi hayatlarını da felâkete sürüklüyor. Hidayeti ve rahmeti reddettikleri gibi, halâ delil istemekte dire niyorlar Âyeti kerîmenin ihtiva ettiği meleklerle alâkalı bir başka bilgi de şurası:

«Biz peygamberi melek kılsaydık bir erkek şeklinde yapardık da düştükleri şüpheye onları yine düşürmüş olurduk»...

Onlar; Allah’ın yüce Resulünü tasdik eder ve dâvasını doğr ular mahiyette bir melek indirmesini istiyorlardı. Halbuki melekler insan denilen yaratığa hiç benzemeyen bir nevi yaratıktır. Onların kendilerine has tabiatları vardır ki ancak Allah bilir bunları. Melekler — Allah’ü Taâlâ’nm belirttiği gibi. Yoksa onların ne şekilde bir yaratık olduklarını biz nerden bileceğiz — yeryüzünde Allah’ın kendilerini yarattığı tarzda hareket edemezler. Çünkü onlar

I. Nccııı: 20-29.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder