28 Nisan 2016 Perşembe

«Beni doğru yola eriştirmişken Allah hakkında benimle tartışmaya mı kalkışıyorsunuz?»...

dan çok uzaklara kayar. Bundan sonra artık tekrar doğru yolu bulmak son derece güçtür. İşte İbrahim (A S.) ın kavmi de aynı yolun yolcusu durumundadır. Yıldızlara, gök cisimlerine ve putlara tapınıyorlar. Ve İbrahim peygamberin kalbinde mihra-kini bulan o dehşetengiz yolculuğun neticelerini düşünmüyorlar. Mücerret manada düşünce ve tefekkürü bir tarafa bırakalım, onlar bu kadarla yetinmiyorlar da Allah elçisine karşı geliyor ve onunla tartışmaya girişiyorlar. Hem de bu açıkça sapık düşünceleri ve tasavvurları ile.

Fakat kafası, kalbi ve bütün varlığı ile Allah’a teslim olmuş olan mümin İbrahim onları kendisine güvenir bir yakîn içerisinde reddederek karşı koyuyor:

«Beni doğru yola eriştirmişken Allah hakkında benimle tartışmaya mı kalkışıyorsunuz?»...

Beni elimde tutup basiretimi açan kendisinin doğru yoluna ileten ve kendisini bana iyice tanıtan Rabbım hakkında benimle tartışmaya mı kalkışıyorsunuz? O, benim elimden tutmuş, doğru yoluna iletmiştir. İşte benim varlığım bile O’nun varlığının delilidir. Ben O’nu hem duyarak, hem de görerek bizzat müşahede ettim ve çevremde bulunan kâinatta da O’nun tecellilerini seyrettim. Şu halde benim bizzat müşahade edip bir daha delil arama ihtiyacını duymadığım Rabbim hususunda nasıl olur da benimle tartışmaya girişirsiniz? O’nun beni doğru yola iletmiş olması bile varlığının en büyük delilidir:

«Ona ortak koştuklarınızdan korkmuyorum»...

Allah’a bağlanan kişi nasıl korkar? Neden ve niçin korksun? Şüphesiz ki Allah’ın gücünden başka bütün güçler gülünç ve basittir. Allah’ın hükümranlığından başka bütün hükümranlıklar korkmaya değmez. Fakat İbrahim peygamber imanının derinliği, vicdanındaki samimi teslimiyetden dolayı Allah’ın engin meşiyetine ve âlemşümul bilgisine dayanmadan hiçbir şeyi kati olarak kesip atmak istemiyor:

«Meğer ki Rabbımın bir dileği ola. Rabbım ilim yönünden her şeyi kuşatmıştır»...

- O, kendisini Allah’ın himaye ve muhafazasına bırakıyor. Meşiyeti Rabbaniyeye terkediyor. Ve hiçbir konuda onların tapınır oldukları ilâhlarından korkmadığını açıkça belirtiyor. Çünkü o, Allah’ın himayesine ve muhafazasına sığınmıştır. Ve kesin şekilde biliyor ki Allah’ın dilemediği hiçbir şey gelip kendisini bulmaz. Allah’m ilmi ise her şeyi çepeçevre kuşatmıştır:

«Hem nasıl olur da ben sizin şirk koştuklarınızdan korkarım? Baksanız a siz Allah'ın hiçbir delil indirmediği şeyleri Ona ortak koşmaktan korkmuyorsunuz. İki taraftan hangisine güvenmek daha yerindedir. Bir bilseniz»...

Bu mevcudattaki gerçekleri bilen, kavrayan ve yaratıcıya venen müminin mantığı budur. Şayet korkması gereken bir klyl varsa hiç şüphesiz ki bu İbrahim olmayacaktır. Çünkü ellıü Allah’ın eline veren ve Allah’ın yolunda azmedip yürüyen blı mü min hiçbir şeyden korkmaz. Hem hiçbir şeye gücü yetmeyen Acil» ilâhlardan neden korksun ki. Bu ilâhlar nasıl olursa olsun, mümin için değişen bir durum söz konusu olmaz. Bazen yeryüzünde ılıkla törlük kuran merhametsiz zalimler şeklinde belirir bu ilAhlat Mü na rağmen onlar Allah’ın sonsuz kudreti karşısında gayet zayıf ve gülünç bir varlık olmaktan öte bir değer ifade etmezler Höyük peygamber İbrahim (A.S.) bu sahte ve âciz İlâhlardan İliç bir zaman için korkmaz. Baksanız a onlar da Allah’ın 11i«.I• ı• <!• 111 indirmediği şeyleri O’na ortak koşmaktan korkmuyorlar !,hi halde iki taraftan hangisine güvenmek daha yerindedir? Allah’a İnanıp, Allah’a eş koşulan şeyleri inkâr edene mi? Yoksa Allah’tan bu jim hiçbir güç ve kuvvete sahip olmıyan varlıkları onn ey koyana ııu? İki taraftan hangisine güvenmek daha yerindedir. Şayet onlarda bl raz bilgi, biraz da anlayış olsaydı çabucak bunun farkına varırlar dı. İşte tam bu sırada mele-i alâdan en son cevap geliveriyor Vu bu mevzuda Allah kesin hükmünü bildiriyor:

82 — îman edip de îmanlarına bir haksızlık kanştırmııyıınlur İşte korkudan emin olmak onların hakkıdır. Onlar doğru yoldadır lar.

83 — Bu, İbrahim’e, milletine karşı verdiğimiz lıııocc-timizdir. Dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Doğrusu Kıılddıı II a k î m ’dir, Alîm ’dir.

İman edenler ve kendilerini Allah’a adayanlar. Bu imanlarına hiçbir şekilde putçuluk izi karıştırmayanlar. İşte güvenilebilinecek

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder