Ayrıca insanları neticeye ulaştıran belli başlı vasıta; tecrübe ve kıyastır. İnsan önce tecrübe eder, sonra da elde ettiği neticeyi kıyas yoluyla umuma teşmil eder. Kıyas metodu ise — modern ilmin ve ilim ehlinin itiraf ettiği gibi — ancak zanni neticelere vardıran bir metotdur. Hiçbir zaman kat’î ve nihaî hükmü ifade etmez. Diğer bir metot da tecrübe ve istidlâl metodudur. Yani tecrübeyi bütün zaman ve mekânlarda tecrübe edilen eşyanın veya varlığın ihtiva ettiği bütün parçalara tamim etmektir ki, bu da insanoğlu için imkânsızdır. Kat’î neticelere ulaştıracak biricik metot budur. Şu halde yakîn ifade eden gerçek ve kat’î neticelere ulaşabilmenin yegâne yolu bunları insanlığa açıklayan Allah’ın gösterdiği hidayet yoludur. Binaenaleyh Allah’ın belirttiklerinin gerisinde insanoğlunun payına düşen bilgi hiçbir şekilde yakin mertebesine ulaşmayan zannî bilgilerden ibarettir.
Şu da var ki, insanoğlunun tamamen zanna dayanan bilgisinin ulaştığı neticelerin de gerisinde insanın etrafı çepeçevre « ğ a y b » denilen meçhullerle doludur. İnsanoğlunun etrafında yer alan şu muazzam kâinat... Beşeriyet halâ bu kâinatın menşei, mahiyeti, hareket müddeti, hareket şekli üzerinde tamamen faraziye ve nazariyeler serdedip durmaktadır. Kâinattaki «zaman mefhumu», «mekân mefhumu» kâinatın bunlarla olan alâkası, bunların kendi aralarında olan münasebeti ve kâinatın üzerinden gelip geçen zaman mefhumu tamamen bilinmezliklerle doludur.
Hayat nedir? Kaynağı neresidir? Nasıl doğmuştur? Mahiyeti neden ibarettir? Gelişmesine nasıl devam etmektedir? Bunlar üzerinde tesir eden nedir? Hayatın bu maddî varlıklarla ne gibi alakaları vardır? Şayet kâinatta enerjiden ve tefekkürden tamamen
farklı bir tabiata sahip madde varsa bu nasıl bir şeydir?..
İnsan nedir? İnsanı katı maddeden ayıran hangi hususlardır. ? İnsanı diğer canlılardan ayıran özellikler nelerdir? İnsanoğlu yeryüzüne nasıl gelmiştir? Yeryüzünde nasıl hükümran olmuştur ? İnsanın eşyayı ayırt ettiği ve hakimiyetine aldığı ana güç durumun da olan «akıl» nedir? Öldükten ve yok olduktan sonra insanın varacağı en son akibet nasıldır?..
Hatta hatta şu insan denen varlığın bünyesi neden ibarettir. ? Her an insan bünyesinin içinde cereyan eden tahlil ve terkip ameliyeleri nasıl oluyor. Bütün bunlar nasıl meydana geliyor?., 1 •
İşte bütün bunlar ğaybın at koşturduğu meydanlardır İlim bu noktaların eşiğinde durur. Zan kabilinden de olsa tercihe şayan bir görüş nakledemez. Nakledilenlerse, sadece faraziye ve ihtimallerden ibarettir.
İlmin meşgul olmadığı —sadece bu asırdaki pek az çalışmalar müstesna— ülûhiyetin hakikati melek ve cin gibi Allah'dan başka kimsenin mahiyetini bilmediği diğer âlemlerdeki yaratıkların gerçek yönünü. Ölümün niceliğini, âhiretin mahiyetini, hesap ve ceza gerçeğini bir kenara bırakalım... Bir an olsun bütün bunları bir yana bırakıp bize pek yakın olan ğayb âlemiyle uğraşalım yeter. İşte bu ğayb âlemi karşısında ilim teslimiyetten öteye bir şey söyleyememektedir. Bunun dışına çıkanlar ilim yerine münakaşayı tercih eden ve samimiyet yerine şımarıklığa baş vuranlardır. Bir kaç misal verelim :
1 — Kâinatın temel yapısı ve hareketleri:
Modern ilmin söylediklerine göre kâinatın temel yapısını atom teşkil etmektedir. Ancak bu âlemin yapısındaki en küçük birliği atom teşkil etmez. Atom; protonlardan, elektronlardan ve nötron lardan meydana gelmiştir. Proton artı yüklü elektrik taşır. Elektron ise eksi yüklü elektrik taşır. Nötrona gelince hem artı, hem eksi yüklü elektronları müsavi şekilde ihtiva eder. Atom parçalanınca elektronlar dağılır. Ancak laboratuvarda kesin ve birleşik hareket tarzı takip etmez. Elektronlar bazen ışık dalgaları şeklinde,
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder