17 Nisan 2016 Pazar

Hiç şüphesiz ki peygamber de bir beşerdir. Allah onu korkutmak ve müjdelemek üzere göndermiştir.

rın yanı sıra Arap’ların cahiliyyet devri inançlarına hâkim olan budalaca hissiyatın dar sınırlarından kurtularak.

Bu terbiye ve tevcihatın bir yönünü de peygamberlerin vazifelerinin beyan edilmesi ve şu iki âyet içerisinde açıklandığı tarzda risulet müessesesinin gerçek fonksiyonunun izah edilmesini temsil etmektedir. — Nitekim ilerdeki âyet dalgaları meyanında bu konu genişçe açıklanacaktır —

Hiç şüphesiz ki peygamber de bir beşerdir. Allah onu korkutmak ve müjdelemek üzere göndermiştir. İşte bu nokta da peygamberin vazifesi son bulur. Bundan sonra insanların o emirleri kabullenmemesi gelir. Bu kabullenip kabullenmemenin ötesinde de Allah’ın takdiri ve meşiyeti hükmünü icra eder. İşte bu kabullenip kabullenmemenin sonunda ve buna uygun olarak İlahî karşılık yer alır. İmanın temsil ettiği gibi kim inanır ve salih amel işlerse gelecekle ilgili bir korkusu yoktur onun. Geçmiş olanlara da üzülecek değildir. Geçenler için mağfiret söz konusu olduğu gibi yaptığı salih ameller için de sevap vardır... Rasullerin getirdiği Allah’ın âyetlerini ve kâinat sayfaları arasında dürülü bulunan delilleri kim tekzip ederse, bu inkârlarından dolayı azap vardır onlar için. Kur’an-ı Kerîm çok kere şirk ve küfrü zulümle ifade ettiği gibi birçok yerde de fısk ile ifade eder. İşte burdaki «yoldan çıkmalarından ötürü» ifadesi bunu belirtmektedir...

Bu düşünce açık ve basit olduğu kadar da zorluğu ve kapalılığı hiç mevcut olmayan bir düşünce sistemidir. Bu açıktan açığa Iiasulullah’ın vazifesi ve bu dini mübîn içindeki faaliyetinin hududunu muhkem olarak beyan etmektedir. Bu düşünce ûlûhiyetin has-Huları konusunda bütün özellikleri tek başına Allah’a tahsis ediyor. Ondan sonra bütün meseleler Allah’ın kudretine ve meşiyetine havale ediyor. Bunu müteakiben insanoğluna yönelme hürriyeti veriyor. Ve bu yönelme hürriyetinin gerisinde mesuliyet duygusu geliyor. Hak Taâlâ günahkârların âkibetini kesin olarak belirtiyor.

I ’eygamberlerin vazifesi ve tabiatı etrafındaki kapalı düşünceleri, esrarengiz efsaneleri bütünüyle silip atıyor. Nitekim eski cahiliy-yetlerle peygamberlerin çevresini tamamen esrarengizlikler ve efsaneler sarıp dolamıştı... Ve işte böylece beşeriyeti aklî rüşt çağma eriştiriyor. Hem de felsefî ve zihnî bataklıklara daldırmadan nesil-
ler boyu beşer idrakini kaplamış olan ve Hak Taâlâ’mn kurtardığı lâhûtî münakaşalara girdirmeden...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder