81 — «Hem nasıl olur da ben sizin şirk koştuklarınızdan korkarım? Baksanız a siz Allah’ın hiçbir delil indirmediği şeyleri O’na ortak koşmaktan korkmuyorsunuz. İki taraftan hangisine güvenmek daha yerindedir, bir bilseniz.»
82 — îman edip de îmanlarına bir haksızlık karıştırmayanlar... İşte korkudan emin olmak onların hakkıdır. Onlar doğru yoldadırlar.
83 — Bu; İ b r a h i m ’e, milletine karşı verdiğimiz hücceti mizdir. Dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Doğrusu Rabbin Hakimdir, Alîm ’dir.
84 — Biz ona İshâk ile Yâ’kub’u ihsan ettik ve her birini hidâyete erdirdik. Daha evvel de N û h ’u ve onun neslinden
D â v û d ’û, Süleyman’ı, Eyyûb’u, Yûsuf’u, M û s â ’yı ve
H â r û n ’u hidayete kavuşturmuştuk. Biz iyi hareket edenleri işte böyle mükâfatlandırırız.
85 — Zekeriyya ’ya, Yahya ’ya, î s â ’ya, İ 1 y a s ’a da böyle hidayet verdik. Hepsi sâlihlerdendi.
86 — İ s m a i 1 ’i, E I y e s a ’ı, Y u n u s ’u, Lût’u da hidayete ilettik. Her birine âlemlerin üstünde yüksek meziyetler verdik.
87 — Onların babalarından, soylarından ve kardeşlerinden bir kısmını da seçip doğru yola eriştirdik.
88 — Bu, Allah’ın kullarından dilediğini eriştirdiği hidayet yoludur. Eğer onlar da eş koşsalardı yapageldikleri her şey elbette boşa gitmişti.
89 — Kendilerine kitab, hüküm ve peygamberlik verdiklerimiz işte bunlardır. Kâfirler onları inkâr ederlerse, inkâr etmeyecek bir milleti onlara vekîl kılarız.
90 — İşte bunlar Allah’ın doğru yola eriştirdikleridir. Onların yoluna uy; «Sizden buna karşılık bir ücret istemem, bu sadece âlemler için bir öğüttür» de.
91 — Allah’ı gereği gibi tanıyamadıkları için: «Allah hiçbir insana bir şey indirmemiştir» dediler. De ki: « M û s a’nın insanlara nûr ve yol gösterici olaruk getirdiği Kitab’ı kim indirdi? — ki
siz onu parça parça kâğıtlar haline getirip işinize geleni açıkladınız ve çoğunu gizlediniz. Atalarımzında, sizin de bilmediğiniz şeyler sizc onunla öğretilmiştir—.» Sen «Allah» de, sonra da onları daldıkları sapıklıkta bırak, oynayadursunlar.
92 — Bu indirdiğimiz, kendinden öncekileri doğrulayanı
Mekke ’lilcri ve etrafındakileri uyaran mübarek Kitab’dır. Ahirete inananlar buna inanırlar, namazlarına da devam ederler.
93 — Allah’a karşı yalan uydurandan veya kendisine bir şey vahyedilmemişken «Bana vahyolundu», «Allah’ın indirdiği Ayetler gibi ben de indireceğim» diyenden daha zâlim kim olabilir? Bu zalimler can çekişirlerken melekler ellerini uzatmış: «Can verin bu gün Allah’a karşı haksız yere söylediklerinizden, O’nun Ayetlerine büyüklük taslamanızdan ötürü alçaltıcı bir azâb ile cezâlandırılacaksınız» derken bir görsen!.
94 — Onlara: «And olsun ki, sizi ilk defa yarattığımız gibi— size verdiklerimizi ardınızda bırakarak— bize birer birer Keldiniz; varlığınızda ortaklıkları olduğunu sandığınız şefaatçılarınızı beraber görmüyoruz. And olsun ki aranızda bağlar kopmuş,ortak sandıklarınız sizden ayrılmışlardır» denecek.
İTİKAD BİNASI
Bu bahis uzunluğuna rağmen tek bir bölüm içerisinde muidi lif mevzulara temas etmektedir. Evvelemirde bu ¡.im i <v lilenln di en önemli mevzuu olan ülûhiyetin âlemşümûl biı tarifine davalı, ubûdiyetin mahiyeti ve aralarındaki münasebetlerle alAkudui İdi akide binasını kurmak mevzuu etrafında dönmektedir :,m kmlar var ki takip ettiği üslup bakımından bundan önceki bölümlerden la mamen ayrılmaktadır. Ve burada ülûhiyet mevzuu hikâye (hinim içerisinde anlatılmakta, müteakiben hükümler belirtilmektedlı Mu nuııla birlikte bütün sureyi de süsleyen ilhamlarla dolu tesirim ılı tiva etmektedir. Yer yer bütün çizgileri belirmiş sahneler sunul makta, sûrenin giriş kısmında da dediğimiz gibi birbirine ekil ula rak gelen dalgalar arasında uzun ve düzgün bir tertip güzel ilmeli tedir.
Bütünü itibariyle mevzuumuz Nuh (A.S.) dan başlayıp Muhammcd Mustafa (S.A.) ya kadur uzunun iman kafi
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder