«Kim bir bidât sahibine hürmet ederse o kimse gerçekten İslâm’ı yıkmaya yardım etmiş olur»...
Bütün bunlar Allah’ın dininde olduğu halde bidâta yönelmiş olan kimseler için söz konusudur. Ve bütün bunların hepsi hakimiyet hususundaki ülûhiyete ait özellikleri kendi nefsinde iddia edenlerin topuğuna bile ulaşmaz. Böyle bir iddia bir bidâtçinin bidati gibi değil, bir kâfirin küfrü, bir müşrikin şirki gibidir. Ve selef i salihîn böyle bir şeyle karşılaşmamıştır. Zira yaşadıkları devrede bu gibi durumlar mevcut değildi. Yeryüzünde İslâm hâkimiyeti kurulduğu demden beri kendisinin müslüman olduğunu söylediği halde böyle bir iddiaya kalkışan kimse görülmemiştir. Bu acı durum ancak müslümanların firenk hamlesiyle yüz yüze geldikleri ve ondan sonra İslâm çizgisinden çıktıkları devrelerde müşahede edilmeğe başlamıştır. Bunun için de bugün karşı karşıya bulunduğumuz durumla ilgili selefi salihînden hiçbir şey südûr etmemiştir. Durum onların söylediği bu nevi ahkâmın hepsini de aşmış son haddine varmıştır.
71 — «De ki : “Allah’ı bırakıp da bize ne faydası, ne de zararı dokunan şeylere mi tapalım? Allah bizi doğru yola erişitİrdikten sonra — (bir yanda) arkadaşları «bize gel» diye doğru yola cağırırken, (diğer yanda) şeytanların yeryüzünde şaşırttıkları bir kimse gibi— geriye mi dönelim?” De ki: “Doğru yol ancak Allah’ın yoludur. Âlemlerin Rabbine teslim olmakla emrolunduk"
72 — “Namaz kılın ve Allah’dan korkun diye de emrolunduk Varıp huzurunda toplanacağınız O’dur.”
73 — Gökleri ve yeri hak ile yaratan O’dur ki «Ol» dediği gün hemen olur. Sözü hak’dır. Sûr’a üfleneceği gün hükümranlık O nun dur. Görülmeyeni de görüleni de bilir. O Hakim ’dir, heı şey den Haberdâr dır.»
Ülûhiyet gerçeği ve özellikleri ile alâkalı bu kuvvetli tesirlere sahip âyeti kerîmeler şirki kötüleyip hidayete erdikten sonra tekrar şirke dönmenin fenalığını bildiriyor. Allah’ın dininden dönmüşlerin ne yapacaklarını bilmez halde bataklıklarda kı»y gitmelerini ifade eden ve bunun yanısıra yegâne hidayet İn Albdı'm hidayeti olduğunu belirten kuvvetli tesirlere sahiptiı l'eei, İm derin tesir tonuna sahip âyetler ruhlara işleyen yüce ve engin Mı ses tonu ile sona eriyor. Allah’ın yaratmak ve yaşatmak lıtımemn daki mutlak hâkimiyetinden ve bu hâkimiyetin gözü kararmış mim kirler tarafından bile «sûra üfürüldüğü gün» görüleceğinden balı sediyor. Kabirlerde olanların yeniden dirileceğini, yegâne ınülk sahibinin Allah olduğunu yakinen kabullenmeyen, en son dönüşün Allah’a olacağını kabul etmeyenlerin bile itiraf edeceğini belli tiyor :
ALLAH’IN HİDAYETİ
71 — «De ki: “Allah’ı bırakıp du bize ne faydası, ne de zararı dokunan şeylere mi tapalım? Allah bizi doğru yola eriştirdikten sonra —(bir yanda) arkadaşları «bize gel» diye doğru yolu
71 — «De ki : “Allah’ı bırakıp da bize ne faydası, ne de zararı dokunan şeylere mi tapalım? Allah bizi doğru yola erişitİrdikten sonra — (bir yanda) arkadaşları «bize gel» diye doğru yola cağırırken, (diğer yanda) şeytanların yeryüzünde şaşırttıkları bir kimse gibi— geriye mi dönelim?” De ki: “Doğru yol ancak Allah’ın yoludur. Âlemlerin Rabbine teslim olmakla emrolunduk"
72 — “Namaz kılın ve Allah’dan korkun diye de emrolunduk Varıp huzurunda toplanacağınız O’dur.”
73 — Gökleri ve yeri hak ile yaratan O’dur ki «Ol» dediği gün hemen olur. Sözü hak’dır. Sûr’a üfleneceği gün hükümranlık O nun dur. Görülmeyeni de görüleni de bilir. O Hakim ’dir, heı şey den Haberdâr dır.»
Ülûhiyet gerçeği ve özellikleri ile alâkalı bu kuvvetli tesirlere sahip âyeti kerîmeler şirki kötüleyip hidayete erdikten sonra tekrar şirke dönmenin fenalığını bildiriyor. Allah’ın dininden dönmüşlerin ne yapacaklarını bilmez halde bataklıklarda kı»y gitmelerini ifade eden ve bunun yanısıra yegâne hidayet İn Albdı'm hidayeti olduğunu belirten kuvvetli tesirlere sahiptiı l'eei, İm derin tesir tonuna sahip âyetler ruhlara işleyen yüce ve engin Mı ses tonu ile sona eriyor. Allah’ın yaratmak ve yaşatmak lıtımemn daki mutlak hâkimiyetinden ve bu hâkimiyetin gözü kararmış mim kirler tarafından bile «sûra üfürüldüğü gün» görüleceğinden balı sediyor. Kabirlerde olanların yeniden dirileceğini, yegâne ınülk sahibinin Allah olduğunu yakinen kabullenmeyen, en son dönüşün Allah’a olacağını kabul etmeyenlerin bile itiraf edeceğini belli tiyor :
ALLAH’IN HİDAYETİ
71 — «De ki: “Allah’ı bırakıp du bize ne faydası, ne de zararı dokunan şeylere mi tapalım? Allah bizi doğru yola eriştirdikten sonra —(bir yanda) arkadaşları «bize gel» diye doğru yolu
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder