15 — “Ben Rabbıma karşı gelirsem, o büyük günün azabından elbette korkarım” de.
16 — O gün kim azabdan alıkonursa, şüphesiz ki Allah’ın Rahmetine erişmiştir. Açık kurtuluş budur.
17 — Allah sana bir sıkıntı verirse, onu yine ancak Allah giderir. Sana bir iyilik verdiği takdirde başkası onu engelleyemez, O her şeye kadirdir.
18 — O, kullarının üstünde yegâne Muttasıf’tır, Hâkim’-dlr, Haberdâr dır.
19 — “Şahid olarak hangi şey daha büyüktür?” de. “Allah benimle sizin aranızda şahittir. Bu Kur’an bana, sizi ve ulaştığı kimselcri uyarmam için vahyolundu; Allah’la beraber başka tanrılar bulunduğuna siz mi şahidlik ediyorsunuz?” de. “Ben şahadet etmem” de. O ancak tek bir Allah’tır, doğrusu ben ortak koşmanızdan uzağım» de.
♦
TECELLİ EDEN İLÂHİ KUDRET
Hu korkunç tesirleri ihtiva eden çok yüksek seviyeli âyet dalgı* lan az önce geçen döneklik, yalanlama, istihza ve alay konularım müteakiben geliyor. Bu alay ve istihza mevzularının sonun-ıİn, lıoı kunç tehdidler yer almış, gözler ve gönüller daha önce geçmiş alaycı yalanlayıcıların acı âkıbetlerinden ibret numuneleri sunularak, o noktaya tevcih edilmişti. Nitekim bu âyet dalgaları yalancılardan söz eden giriş âyetlerinden sonra vârid olduğu gibi muhtelif sahalarda tecelli edep ulûhiyet gerçeğini de yepyeni mü-cnnI ilerle birlikte arzediyor. Geçen derste bu gerçek geniş kâinat mıhlısında ve insan ufkunun derinliklerinde arzedilmeye çalışılmıştı Gerek giriş kısmında, gerekse bu âyet dalgaları meyanında vAı ıd olan, yalancıların âkıbeti ile ilgili sözlerden onların durumunun ne kadar çirkin ve iğrenç olduğu açıkça beliriyor.
Mir önceki âyet dalgalan ulûhiyet gerçeğini göklerde ve yerde oı taya çıkan şekli ile aydınlıkta ve karanlıkta, insanın çamurdan
Sûre : 6 En’am Sûresi
FİZILAL-İL KUR’AM
107
yaratılmasında ve ömrün son merhalesi olan ölümde, öldükten sonra dirilmesinde ortaya çıkan tarzı ile açıklıyordu. Ve Allah’ın ülûhiyetinin gökleri ve yeri kapladığım, ilm-i İlâhînin insanın gizil açık her şeyini ihata ettiğini, insanların görünür görünmez n<*N*ı kazandıklarını bildiğini belirtiyordu. Esas itibariyle bütün bunlar sırf felsefî bir nazariyeyi veya mücerred lâhuti bir ahkâmı belirtmek için zikredilmiş değildir. Bunları zikretmekteki esas gaye Imi gerçeklerin insan hayatındaki icaplarını yerine getirmeyi belirt mekti. Her şeyi tek başına Allah’a teslim etmek O’na kimseyi denk ve benzer tutmamak ve bu vahdaniyet ölçüsünde hiç şiip heye dalmamak, ülûhiyetin, kâinatın bütün meselelerini kapladı ğını, insan hayatının gizli açık bütün işlerini ihtiva ettiğini preıı sip .olarak belirtmekti. Bu gerçeklere bağlanmanın zarûrî bir neticesi olarak, tıpkı kâinatın bütün işlerinde İlâhî hâkimiyete ten lim oluşu gibi insanın da yeryüzündeki hayatı ile ilgili her mrne-lesinde Allah’ın hâkimiyetine teslim olması geliyordu...
Bu yeni âyet dalgaları ise aynı tarzda ülûhiyet gerçeğini beın Allah’ın mülkündeki hâkimiyeti ve faaliyeti, hem rızık verme ve rızka tekeffül etmesindeki hali, hem kahredici ve yok edici kın! reti, hem de fayda ve zarar hususundaki gücü ile ortaya çıkan ülûhiyet gerçeğini belirtmek hedefini gütmektedir. Bunlar da tıp kı bir öncekiler gibi sırf lâhûtî veya felsefî bir nazariyeyi ycı leştirmek gayesine mebni olarak değil de, bu gerçeklerin zaıûıt icaplarından olan kulluk ve teslimiyette tek başına Allah'a bağ lanmak, O’nun velâyetine ve yönetimine bende olmak gibi İnime, lan belirtmek içindir. Ayrıca Allah’ın velâyetine ve teveccühün«' sığınmayı kulluk ve teslimiyetin ifadesi olarak değerlendirmek içindir. Allah’ın yüce Resulü, Allah’dan başka birisini voli edinme yi reddetmişse bu reddin ana dayanağı başlangıçda Allah’ın insan hırı doyurduğunu, kendisinin ise doymak ihtiyacı olmadığını, ikin ci olarak da Allah’dan başka birisini dost ve veli edinmenin bı-Ifltnın emrettiği hususları tamamen nakzedeceğini ve şirk olduğunu belirtmek gayesine mebnidir. Ülûhiyet gerçeğini bu tarzda ve bu gayeye mebni olarak açıklarken âyeti kerîmede kalbleri yerinden sarsan kuvvetli tesirlere sahip cümleler yer alıyor. Ve ilk Olarak bütün eşyanın gerçek mülkiyetini arzederek söze başlıyor
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder