Doğruyu en iyi bilen Allah’tır. Öyle sanıyorum ki bu dinden çevirememenin doğurduğu ümitsizliği neticesinde siyonist yahudiler ve haçlı hıristiyanlar gerek komünizm yoluyla gerekse misyonerlik yoluyla açıktan açığa İslâm’a karşı koymayı bırakmış ve çok daha kötü, çok daha iğrenç oyunlara baş vurmaya başlamışlardır... Eski metodun yerine şimdi İslâm memleketlerinde İslâm kıyafetine bürünmüş bir takım nizamlar ve sistemler ikâme ederek dini doğrudan doğruya reddetmeyen fakat akide sistemini körelten metodlara baş vurmuşlardır. Sonra da bu iğrenç maskenin altından siyonist protokollarınm ve misyoner kongrelerinin işaret ettiği bütün yolları ve hükümleri uygulatmaya devam etmişlerdir. Daha sonra bütün bunları uzun müddet yürürlüğe koymaktan acz getirmişlerdir...
İslâm alameti taşıyan —veya en azından İslâm’a hürmet ettiğini ilân eden— bu nizam ve sistemler bir taraftan Allah’ın indirdiği hükümlerin dışındaki hükümlerle hükmederken, Allah’ın şeridimi bayattan tamamen uzaklaştırırken, Allah’ın haram kıldığım ImlAl sayarken, İslâmî ölçüleri ve İslâm düşüncesini kökünden yıkan materyalist değer ölçülerini hayat şekillerini ve ahlâk anlayışlarım yaygınlaştırırken, her türlü propaganda ve reklâm vasıtalarını Islâm’ın getirdiği ahlâkî değerleri tuzla buz etmek, dinî duygu ve düşünceleri kökten yıkmak için kullanırken, siyonist protokolün inin ve misyoner kongrelerinin emirlerini takdir ederek ınÜRİÜ-nmn kadınını sokağa dökmenin şart olduğunu üretim ve çalışım» pro-
Sûre : 6 Eh’am Sûresi
FİZILAL-ÎL kur an
73
düktivitesini geliştirmek ve yükseltmek adına ilerilik ve medeniyet namına, kadını cemiyet için bir fitne, bir yara haline getirirken bunun yanı sıra milyonlarca işçi iş bulma imkânına sahip değilken işsizlikten geçim sıkıntısı çekerken, ahlâkî bozukluğu bütünüyle kn laylaştırıp gerek çalışma esnasında, gerekse yönetim tarzında iki cinsi birbirinin üzerine sarıverirken... Bütün bunlara rağmen keıı dişini müslüman sanan ve dinî inançlara hürmet ettiğini bolu ten nizamlar ve sistemler ile zavallı halk, kendisinin müslüman bir cemiyette yaşadığını vehmedip bütün bu hallere rağmen yine de mü«« lüman olduğunu sanmaktadır. Öyle değil mi ya? Bir takım hoşgörü« lü kimseler namazlarmı kılmıyorlar mı? Oruçlarını tutmuyorlar mı? Onlara karışan var mı? Ama hâkimiyetin tek başına Allah’a ait ol ması veya ayrı ayrı tanrıların ilâhlığı gibi konular onun nenine Çünkü hıristiyanı, siyonisti, misyoneri, sömürgecisi, müsteşriki ve bütün propaganda ve reklâm vasıtaları hâkimiyet mevzuumm dm le alâkası olmadığını onlara anlatıp durmamış mı? Ve aldatmamış mı kendilerini? Müslümamn bütün günlük hayatı İslâmiyetle İlgi si bulunmayan hükümlere, sistemlere, düşünce tarzlarına güre ıdn re edilmiş olsun, ne fark eder? O yine müslümandır ve AIIMı'm <lı nindedir!...
Bu oyun aldatmacılığm tertib ettiği düzenbazlıkla ItevnM mileİ siyonizmin ve dünya haçlılarının gizli oyunlarıyla ınııldelıt şekillerde suni düşmanlıklarla kendi icatları olan soğuk ve un al« lıarblerle İslâm ile kendi vazettikleri bu nizamlar arasında aavaşlai
çıkarılmakta ve kendi nizamlarını gerek maddî, gerek;; lob! İM
tün vasıtalarla hâkim kılmak için desteklemekte, gizli açık kuvvet lerle korumakta, satılık kalemlerini bu nizamların hizmetine vererek kullanmaktadırlar.
Bu suni savaşlar ve yapmacık düşmanlıklar hilenin derinliği ııl daha da artırmakta, kendi uşaklarının üzerinden şüpheleri uzak Ilıştırmakta, üç beş asırdır yapamadıkları ahlâkî yıkıntıları ve İli-kudl sursıntıları bu satılmış uşakları eliyle başarmaktadırlar. Ve ıııÜHİümanları şu geniş İslâm kıtası üzerinde ana kuvvet kaynağın dan koparmaktadırlar. Müslümanların ana kuvvet kaynağı İslâm di-ıılna ve şeriatına dayalı bir hayat nizamı kurmalarıdır. Ne yazık ki İmi Katılmış uşaklar siyoıı protokollıırımn ve misyoner kongrelerinin
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder